Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/61 K.2025/1569
8. Hukuk Dairesi 2024/61 E. , 2025/1569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/139 E., 2023/686 K.
DAVA TÜRÜ : Vakıf üyeliğinin ve prim miktarının tespiti istemli
KARAR : Bozma sonrası davalı Banka yönünden davanın husumetten reddi, davalı Vakıf yönünden davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf üyeliğinin ve prim miktarının tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı Banka yönünden davanın husumetten reddi, davalı Vakıf yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Munzam Vakıf vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; davacının 1982-2003 yılları arasında dava dışı ....'de güvenlik görevlisi olarak çalıştığı beyan edilerek, davalılardan .... Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik Ve Yardımlaşma Sandığı Vakfına üyeliğinin, prim borcunun ve iş veren prim borcundan davacının sorumlu olmadığının tespiti istenmiştir.
Davalılardan Munzam Vakıf vekil cevap dilekçesinde, davacıya gönderilen 10.10.2015 tarihli bilgilendirme mektubunun tebliğine rağmen davacı tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı ve ödeme yapılmadığı beyan edilerek davanın reddi savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalılardan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı yönünden davanın kabulüne, davacının 24.05.1982 tarihinden itibaren davalı vakıf üyesi olduğunun ve işçi katkı payından dolayı prim ödemekle vakıf hakkından yararlanabileceğinin tespiti ile muarazanın giderilmesine, davacının ödemesi gereken asıl miktarın 5.557,52 TL işlemiş yasal faizin 7.798,25 TL olduğunun tespitine ve ödeme tarihine kadar asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine dair verilen karar davalılardan Munzam Vakıf vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Munzam Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.12.2022 tarih ve 2021/2497-2022/103171 sayılı ilamı ile;" İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme davanın kabulü için yeterli değildir. Şöyle ki, davacının davasının dayanağı olan Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesinde, geriye dönük prim borçlanması imkanından yararlanmak suretiyle Vakfa üye olabilmek için 30.12.2005 tarihine kadar davalı Vakfa yazılı talepte bulunmak şartı getirildiğine ve davalı Vakıf vekilince cevap dilekçesinde, gönderilen bilgilendirme mektubuna rağmen davacının talepte bulunmadığı, savunulduğuna göre; öncelikle davalı Vakfın davacıyı yönetmelik değişikliği hakkında bilgilendirip bilgilendirmediği, bilgilendirdiyse davacının 30.12.2005 tarihine kadar davalı Vakfa yazılı başvuruda bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması ve ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi..." doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyarak verdiği karar ile; davalılardan davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı Munzam Vakıf yönünden ise; davacının davasının dayanağı olan Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği'nin geçici 3. maddesinde, geriye dönük prim borçlanması imkanından yararlanmak suretiyle Vakfa üye olabilmek için 30.12.2005 tarihine kadar davalı Vakfa yazılı talepte bulunmak şartı getirildiği, bu değişiklik ve talep hususunda gerekli bilgilendirmenin yapıldığının davalı Vakıfça ispatlanamadığı, Vakfın 2005 yılındaki değişiklik ile belirli süreli çalışanlara vakfa üye olmak için borçlanma hakkı tanıması ve davacının bu haktan yararlanmak için belirli sürede müracaat etmemesi bahsedilen gerek işveren hissesi gerekse işçinin katkı payını ödememiş olması hakkını yitirmesine sebebiyet vermeyeceğ,i anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceği gözönüne alındığında davacının bu haktan yararlanması gerektiği, borçlanma hakkında gerek işveren hissesi gerekse işçi katkı payının birlikte talep edilmiş ise de bu borçlanma diğer borçlanmalarla kıyaslanacak bir nitelik taşımayıp çalışılan bir hizmetin söz konusu olması nedeniyle talep edilebilecek katkı payının yalnızca işçinin ödeyeceği katkı payı olması gerektiği gerekçesi ile 24.07.2017 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaplama kabul edilmek suretiyle "davanın kabulü ile davacının 24.05.1982 tarihinden itibaren davalı vakıf üyesi olduğunun ve işçi katkı payından dolayı prim ödemekle vakıf hakkından yararlanabileceğinin tespiti ile muarazanın giderilmesine, davacının ödemesi gereken asıl miktarın 5.557,52 TL işlemiş yasal faizin 7.798,25 TL olduğunun tespitine ve ödeme tarihine kadar asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine " karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Munzam Vakıf vekili verdiği temyiz dilekçesinde; vakıf mevzuatı uyarınca talebin hak düşürücü sürenin dolmasından sonra yapıldığını, davacının Yönetmelikte belirtilen 30.12.2005 tarihine kadar yazılı talepte bulunmak ve yine 30.12.2005 tarihine kadar borçlandığı süreye ilişkin prim, aidat ve katılma payları ile ölüm yardımı aidatlarının tamamını ödemediğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davalı vakıf senedinde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının vakıf üyesi olduğu ile davalı vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Munzam Vakıf vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ :Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.