Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3491 K.2025/1551
8. Hukuk Dairesi 2023/3491 E. , 2025/1551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/629 E., 2023/517 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/729 E., 2022/90 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama Kadastrosu sırasında, Alaşehir İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 83 parsel sayılı 33.850 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 174 ada 7 parsel numarasıyla 34.449,44 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 84 parsel sayılı 24.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 174 ada 9 parsel numarasıyla 24.880,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait Alaşehir İlçesi Alkan Mahallesi eski 83 yeni 174 ada 7 parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve yanlışlığın davalılara ait 174 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski ... getirilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2018 tarih ve 2016/295 Esas, 2018/661 Karar sayılı önceki kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarih ve 2019/311 Esas, 2019/836 Karar sayılı kararıyla, "... Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanar, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında istikrar kazanmış içtihatlarda açıklandığı şekilde denetime veri teşkil etmek üzere, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yöreye ait tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, dava konusu taşınmazlara ait uygulama kadastro tutanakları, ada raporu, dava konusu taşımazların tüm sınırları ile bu taşınmazlara komşu taşınmazları gösterir kapsamlı tesis kadastrosu paftası, taraflara ait parsellerin tapuya tesciline esas fenni uygulama kabiliyetine haiz, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer belge ve haritalar, davacı ve davalı parsellerine ait tesis kadastrosu takeometrik ölçü çizelgeleri, hesap cetvelleri ve orjinal ölçü krokileri gibi gerekli teknik belgelerin dosya içine getirtilmesi, mahallinde yapılan keşifte yöntemince uygulama yapılması, yargılama sırasında yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki aykırılıkların giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ... " gereğine değinilerek, istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması suretiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... tanzim edilen harita mühendisleri bilirkişi raporlarında müşterek olarak davaya konu parsellerin bulunduğu alanda 3402 sayılı Kadastrosu Kanunu' nun 22/a maddesi çalışmalarında hata yapıldığının, düzeltme yapılması gerektiğinin bildirildiği, bilimsel ve teknik verilere uygun olması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alındığı, yenileme çalışmaları sırasında yanlış çakıştırma yapılarak dava konusu parseller ve civarındaki parsellerin zeminde kayık bir şekilde yaklaşık 30 metre doğuya doğru kaydırılarak sınırların belirlendiği, dava konu taşınmazlardan 174 ada 9 parselden 3475.29 metrekarenin 174 ada 7 parsele ilavesi gerektiği, bu şekilde dava konusu taşınmazlar arasındaki kaymanın giderilebileceği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 174 ada 9 parsele ilişkin uygulama tespitinin iptali ile 174 ada 9 parselin 20.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide yeşil boyalı (B) harfi ile gösterilen 3475.29 metrekare yüzölçümlü bölümünün 174 ada 7 parsele eklenmek suretiyle, 174 ada 7 parselin 37924.73 metrekare, 174 ada 9 parselin ise 21405.26 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, "... İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesi gereğince mahkemeler, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında infazı kabil sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, "20/12/2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide yeşil boyalı (B) harfi ile gösterilen" kısım denilerek tescil hükmü kurulmuş ise de, hükme esas alınan ve hüküm fıkrasında atıfta bulunulan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün yeşil boya ile renklendirilmediği / belirtilmediği anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda yer almayan bir belirlemeye atıf yapılarak hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 2. satırında yer alan "krokide yeşil boyalı" ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.