Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4931 K.2025/1555

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4931 📋 K. 2025/1555 📅 26.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4931 E.  ,  2025/1555 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/26 E., 2023/10 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Tavşanlı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 131 ada 1 parsel sayılı 199,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, kargir ev ve garaj vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Tavşanlı ilçesi ... Mahallesi 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yol olduğunu ileri sürerek dava açmış ve diğer taraftan davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, kadastro tespitinden önce Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve daha sonra Kadastro Mahkemesine aktarılan el atmanın önlenmesi ve kal istemli dava da iş bu dava dosyası ile birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, kırmızı ile taralı şekilde gösterilen bölüm içerisine zaten paftasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün de dahil edildiği, şu halde paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümü yönünden terkin kararı verildiğinin anlaşıldığı, öte yandan, davacının, yol olduğunu iddia ettiği çekişmeli 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan bölümün neresi olduğu, çekişmeli taşınmazın hangi bölümüne isabet ettiği de hükme esas alınan teknik bilirkişi raporundan anlaşılamadığı, bu haliyle Mahkemece, keşfi takibe ve denetime elverişli rapor ve kroki alınmadan karar verildiği gibi, çekişmeli taşınmazın niteliği hususunda yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarıyla yetinildiği, keşif mahallinde alınan beyanların bilimsel esaslara uygun bilirkişi raporları ile denetlenmediği açıklanarak, mahallinde yeniden keşif yapılması ve keşif sırasında öncelikle davacı taraftan çekişmeli taşınmazın hangi bölümü yönünden yol iddiasına bulunduğu hususu sorularak, fen bilirkişisinden iddiaya konu bölümün krokide işaretlenmesinin istenilmesi; dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, kadim yol olup olmadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmesi; ziraat bilirkişisinden, çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğini, bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle yol niteliğinde olup olmadığını, zeminde hangi amaçla kullanıldığını bildirir, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlemesi istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davalının taşınmazı üzerine inşa ettiği yapılardan olan evin balkon kısmının harita mühendisi bilirkişi raporundaki ölçü krokilerinde (D) harfi ve mavi renkle taralı olarak gösterilen alanın yapılan tesis kadastrosu çalışmasında zaten paftasında yol olarak gösterildiği ve bu taşkın alan yönünden terkin kararı verildiği, davalının taşınmazı üzerinde inşa edilen garajın kadim köy yoluna herhangi bir taşkınının bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.