Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3468 K.2025/1490

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3468 📋 K. 2025/1490 📅 25.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3468 E.  ,  2025/1490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1490 E., 2023/146 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/80 E., 2021/35 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Kadastro Müdürlüğü vekili ve davalı ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonucunda, Tokat ili Almus ilçesi Kınık Beldesi Köyiçi mevkii 1360 parsel sayılı 128 m² yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün 121,29 m² olarak, 1361 parsel sayılı 452 m² yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün 416,63 m² olarak ve 1842 parsel sayılı 1020 m² yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün ise 1.044,53 m² olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili Avukat ...'un Sulh Hukuk Mahkemesine (2016/65 Esas sayılı dosyasına) sunduğu dava dilekçesinde özetle; Tokat ili Almus ilçesi Kınık Beldesi Köyiçi mevkiinde kayıtlı 13 ada 1361 parsel sayılı taşınmazın sahibi olan müvekkilinin, komşu 1360 parsel maliki ile aralarındaki sınırın düzeltilmesi için Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne başvurarak 3402 sayılı kanununun 41 inci maddesi gereğince sınırlandırma hatalarının giderilerek aplikasyon uygulamasını talep ettiğini, Tokat Kadastro Müdürlüğünün 05.02.2016 tarih 286188 sayılı yazısı ile 41 inci maddeye göre düzeltilme yapıldığını ileri sürerek, bu işlemin iptal edilerek müvekkili olan davacıya ait 1361 parsel ile davalılara ait 1360 ve 1842 parsel sayılı taşınmazların eskiden beri kullanılan ve taş duvarla çevrili fiili sınırının taşınmazlar arasındaki gerçek sınır olduğunun tespit edilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uygulaması neticesinde çekişmeli parseller hakkında 227 ada 2 (eski 1842), 227 ada 3 (eski 1360), 227 ada 4 (eski 1361) parsel numaraları ile kadastro tutanağı düzenlendiğinden dava dosyası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... 1972 tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşımazlar arasında taş duvarın bulunduğunun ve bu şekilde kullanıldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve 46,38 metrekare alanın 227 ada 2 parselden alınarak 227 ada 4 parsele eklenmesine, 35,35 metrekare alanın 227 ada 3 parselden alınarak 227 ada 4 parsele eklenmesine, 227/2 parselin 990,48 metrekare, 227/3 parselin 100,81 metrekare, 227/4 parselin 468,90 metrekare olarak tescil edilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Kadastro Müdürlüğü vekili ve davalı ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Eldeki dava, genel mahkemeden kadastro mahkemesine aktarılan dava niteliğinde olup, uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazlar, sulh hukuk mahkemesinde görülmekte olan 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmasına itiraz davasında dava konusu olmaları nedeniyle uygulama kadastrosu tutanaklarında taşınmazların yüzölçümlerinin ve sınırlarının belirlenmesi yapılmadığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm fıkrasında taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu tespitinin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;
Davalı ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-a) numaralı "Davaya konu Tokat ili Almus ilçesi Kınık kasabası Cumhuriyet Mahallesi 227 ada 2 (eski 1842), 3 (eski 1360) ve 4 (eski 1361) parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitinin iptaline," bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.