Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4416 K.2025/1487

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4416 📋 K. 2025/1487 📅 25.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/4416 E.  ,  2025/1487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/882 E., 2023/1055 K.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/18 E., 2023/19 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne (kamu düzeni nedeniyle) karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Konya ili Akören ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun geçici 8 inci maddesine istinaden 2021 yılında yapılan kadastro sırasında, 380 ada 1, 379 ada 1 ve 381 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ... dava dilekçesinde; Konya ili Akören ilçesi ... Mahallesi 380 ada 1, 379 ada 1 ve 381 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu ... Mahallesinin muhtarı olduğunu, taşınmazların Hazineyle bir ilgisinin olmayıp köy iken kanunla mahalle olan ... Mahallesi sakinlerinin eskiden beridir kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların mahalle sakinlerinin kullanımı için yol boşluğu olarak bırakılmasını istemiş ve yargılama devam ederken birinci celse köy halkından biri olması ve menfaati olması sebebiyle de dava açtığını bildirmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "... Tüm dosya kapsamı, hava fotoğrafları, yöntemine uygun olarak bilimsel yöntemle hazırlanan bilirkişi kurul raporu, komşu köy mahalli bilirkişi beyanları, tespit bilirkişi beyanları ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, 1990 yılı tesis Kadastrosu paftasına göre 379 ada 1, 380 ada 1 ve 381 ada 1 nolu parsellerin isabet ettiği alanların köy boşluğu ve köy içi yol olarak tescil dışı bırakıldıkları, bilirkişi raporu ile mahalli bilirkişi beyanlarının birbirini doğrulamış olduğu, dava konusu taşınmazların 1987 ve 1990 yıllarında köy yolu olarak kullanıldığı, 2010 yılında dava konusu taşınmazların bir kısmının köy yolu olarak kullanıldığı bir kısmının (ortofotodan görüleceği üzere sınır noktalarının) boş tarım aletleri konan yer olduğu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerin köyün en büyük yolu olduğu, eskiden hayvan sürülerinin meraya çıkmak için kullandığı yol olduğu, eskiden dava konusu taşınmazlardan büyük hayvan sürüleri geçtiği için köylülerin bu yolu geniş tuttuğu ve taşınmazların kimsenin bireysel kullanımında olmadığının belirtildiği, ortofotodan ve keşif sırasında mahkeme gözleminden açıkça anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazların köyün faal-aktif yolu olduğu ve üzerilerinde asfalt/parke taşı bulunduğu, ziraat bilirkişi değerlendirmesine göre taşınmazların sıkışık toprak yapısında olduğu, taşınmazların bazı sınırlarında tarım aletlerinin görüldüğü, ancak tüm mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarında taşınmazların köy halkı tarafından eskiden ve şu an yol olarak kullanıldığının tereddütsüz olarak belirtildiği, mahalli bilirkişi beyanları, bilirkişi raporu, tesis paftası ve güncel ortofoto ile mahkeme gözleminin birbirini doğruladığı anlaşılmakla, mahkememizce sonuç olarak dava konusu taşınmazların geçmişi itibariyle ve günümüzde köyün yolu olarak kullanıldığı, yol olarak kullanılan bu taşınmazların sınır kısımlarına komşu evi olan köy halkı tarafından tarım aletleri konulsa da yol olarak kullanılan bir taşınmazın işgal edilmesinin yolun terk edildiği sonucunu doğurmadığı sonucuna varılmış olup dava konusu 379 ada 1, 380 ada 1 ve 381 ada 1 parsel nolu taşınmazların evveliyatında tarım yapılan kültür toprağı vasfında olmadığı, köy halkının köy içi yolu olarak ortak kullanım alanları olduğunun anlaşıldığı, ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Konya ili Akören ilçesi ... Mahallesi 379 ada 1 parsel, 380 ada 1 parsel ve 381 ada 1 parsel sayılı taşınmazların paftasında yol boşluğu olarak gösterilmesine karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesince 1. Hukuk Daresince; "...Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Akören ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 380 ada 1 parsel , 381 ada 1 parsel , 379 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 738,48, 756,20, 617,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar komisyona yapılan itirazın reddi sonucu ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı köy muhtarlığı adına açtığı davada taşınmazların yol boşluğu olarak bırakılmasını istemiş, 1. celsede köy halkından biri olması ve menfaati olması sebebiyle de dava açtığını bildirmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı büyükşehir sınırı içinde tüzel kişiliği bulunmayan muhtarlık adına dava açmış olsa da köy halkından biri olarak eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu paftasında köy boşluğu olarak tescil dışı bırakıldığı ve keşifte alınan komşu köy mahalli bilirkişi beyanları ile bunlarla tutarlı hava fotoğraflarına göre çekişmeli taşınmazların yol ve yol boşluğu olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davayı hazine vekili istinafa getirmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümünün yol boşluğu olarak kabulü ile hazine yasal hasım olmadığından aleyhine yargılama gideri tayininde hukuka aykırı yön yoktur.Ancak dava kadastro tespitine itiraz davası olduğu halde kadastro tespitinin iptali yönünde hüküm kurulmaması doğru olmamıştır. ..." denilerek, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulüne, sair nedenler yönünden reddi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca anılan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne ve dava konusu Konya ili Akören ilçesi ... Mahallesi 379 ada l, 380 ada 1 ve 381 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi gereğince haritasında yol boşluğu olarak gösterilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusunun yol olduğu ve yol hakkında mahalle sakini olarak davacının dava açabilme ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belge incelendiğinde, davacının talebinin Hazine adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların yol boşluğu olarak bırakılması yönünde olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; yol boşlukları, yollar ile aynı hukuki statüde olmadıkları gibi, zilyetlik yoluyla kazanımları da mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan; 4541 sayılı Şehir Ve Kasabalarda Mahalle Muhtar Ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanununda (4541 sayılı Kanun) Mahalle muhtarlıklarına tüzel kişilik verilmesine ilişkin bir düzenleme yer almamakta olup, iş bu dosyada davacı muhtarın ikamet ettiği ... Köyü Tüzel kişiliğinin, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca 30 Mart 2014 tarihi itibariyle kalktığı ve sözkonusu yerleşim yerinin mahalle idari birimine dönüştürüldüğü sabittir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, ... Köyü Tüzel kişiliğinin, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca 30 Mart 2014 tarihi itibariyle kalktığı, söz konusu yerleşim yerinin "mahalle" idari birimine dönüştürüldüğü ve 4541 sayılı Şehir Ve Kasabalarda Mahalle Muhtar Ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanununda (4541 sayılı Kanun) mahalle muhtarlıklarına tüzel kişilik verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı ve ayrıca köy boşluklarının, yukarıda izah edilen hukuki nitelikleri itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 16. maddesinde sayılan taşınmazlardan olmayıp özel mülkiyete / zilyetlik yoluyla iktisaba elverişli yerlerden oldukları, bu nedenle mahalle muhtarı olan davacının, köy / mahalle halkından biri olarak, dava konusu taşınmazların yol boşluğu olarak bırakılmaları yönünde dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.