Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4328 K.2025/1413
8. Hukuk Dairesi 2023/4328 E. , 2025/1413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/958 E., 2019/1767 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/400 E., 2017/212 K.
Taraflar arasındaki kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili 30.07.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda davalı Hazine adına arsa vasfıyla kayıtlı bulunan Zonguldak ili, Merkez ilçesi, Bağlık Mahallesinde kain 531 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesine ekli krokide gösterilen 446,781 metrekarelik kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, bu kısmın vasfının orman olarak değiştirilmesine, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhlerin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın bahçe vasfı ile davalı Hazine adına tescil edildiği, beyanlar hanesinde "... oğlu ... 'in 400 m² kullanımındadır" şerhinin bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, ormanlar üzerinde kişi ve kurumlar lehine hiçbir şekilde şerh konulamayacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Zonguldak ili, Merkez ilçe, Bağlık Mahallesi 531 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bahçe olan vasfının orman olarak değiştirilmesine, taşınmaz üzerindeki "... oğlu, ... 'e 400 m² tahsis" şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş; işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "dosya kapsamından ve eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen belgelerden; 1958 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 135 parsel sayılı 1.444,45 m2 yüzölçümündeki taşınmazın bahçeli kargir ev niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, beyanlar hanesine üzerindeki evin ... oğlu ... ’ya ait olduğu şerhinin yazıldığı, ... tarafından açılan davanın Arazi Kadastro Hakimliğinin 1989/82-1989/43 E-K sayılı ilamıyla reddedildiği, temyiz edilmeksizin 12.02.1960 tarihinde kesinleştiği, 2002 yılında yapılan yenileme kadastrosu yoluyla 1.444,45 m2 yüzöçümlü olarak 531 ada 3 parsel numarasını aldığı, 531 ada 3 parselin 30.07.2012 tarih 6137 yevmiye nolu işlemle orman ve 2/B alanlarının ifraz edildiği, 2/B alanında kalan kesimlerinin 531 ada 27 ve 28 parsel numaralarını aldığı, orman tahdidi içinde kalan kesiminin 531 ada 3 parsel numarasıyla 438,68 m2 yüzölçümle bahçe niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, beyanlar hanesine 01.04.1986 tarih 510 yevmiye nolu işlemle "... oğlu ... ’e 400 tahsis" şerhi 20.04.2007 gün 1925 yevmiye nolu işlemle yabancılara satılamaz şerhi yine tarihsiz ve yevmiye numarasız madenle ilgili şerhin bulunduğu, raporları hükme dayanak yapılan uzman orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen asıl raporlar ve Dairenin geri çevirme kararıyla alınan 10.06.2019 tarihli ek raporla kesinleşen orman tahdit haritası, aplikasyon ve 2/B haritasına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının belirlendiği, somut olayda; çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 1973 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirlendiğine, orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin dava tarihi itibariyle çoktan dolduğuna göre çekişmeli taşınmaza ilişkin tapu kaydı Türk Medeni Kanununun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ile tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1958-1960 yılları arasında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu, 2002 yılında yenileme kadastrosu, 1973 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'la değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1987-1989 yıllarında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.