Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1968 K.2025/1411
8. Hukuk Dairesi 2023/1968 E. , 2025/1411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/115 E., 2023/93 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/422 E., 2022/159 K.
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan çalışmaya itiraz ve taşınmazın 2/B arazisi olduğunun tespiti ile Hazine adına tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesi uyarınca yapılan çalışmaya itiraz yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının, dava konusu taşınmazın 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkarıldığının tespiti ve Hazine adına tesciline yönelik talebi yönünden ise Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararların, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin, uygulama kadastrosuna itiraza yönelik verilen karar bakımından kabulüne karar verildikten ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebi davanın niteliğine göre reddedilip, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Kemer ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında; 17.000 metrekarelik yüzölçümlü orman vasfında olan 399 parsel sayılı taşınmaz, 140 ada 1 parsel numarasıyla, 15.005,27 metrekarelik olarak orman vasfı ve beyanlar hanesinde "Taşınmazın tamamı tescilli Bağlıardıç Devlet Ormanı sınırları içinde kalmaktadır" şerhiyle birlikte tespit edilmiştir.
Davacı vekili 19.08.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Tekirova Mahallesi eski 399 parsel sayılı taşınmazın eskiden beri zilyedi olduğunu, 22/2-A çalışması sırasında parsel numarasının 140 ada 1 olarak değiştirildiğini ve 17.000 metrekarelik olan yüzölçümünün 15.005,27 metrekareye düşürüldüğünü, çekişmeli yerin evvelinde 2/B arazisi olduğunu, ... 'nın zilyetliğinde iken Antalya 1.Noterliğinde 1978 tarihli ve 3805 sayılı satış vaadi ve zilyetlik devri sözleşmesi ile müvekkil şirket tarafından satın alındığını ve şirkete zilyetliğin teslim edildiğini, taşınmazın 2/B vasfında olması nedeniyle davalı İdarece orman vasfında olduğu yönündeki tespitin hukuken kabulünün mümkün olmadığı, 1946 yılında dava konusu yerin orman içine alındığı ve 1976 yılında yapılan çalışmada orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu yere ilişkin müvekkil şirket tarafından 1987 yılında tescil davası açıldığını, Mahkemece; yerin 2 nci madde sınırları içinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini, bu karardan da anlaşılacağı üzere dava konusu yerin orman sınırları dışına çıkarılmış bir yer olduğunu belirterek, eski 399, yeni 140 ada 1 parselin 17.000 metrekarelik olan yüzölçümlü alanının, orman sınırları içinde bırakılması ve orman vasfında olduğuna dair Kadastro Müdürlüğü tespitinin iptali ile bu yerin 2/B vasfında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun tespitine ve Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "22/a çalışmasına itiraz davası açma ehliyetinin taşınmazın malikine ait olduğu, dava konusu parselin tapu kaydının incelenmesinden anlaşılacağı üzere taşınmazın malikinin Maliye Hazinesi olup, mülkiyeti davacıya ait bir yer olmadığından davacının bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı, aynı zamanda davacının istemi incelendiğinde; dava konusu taşınmazın 2/B vasfında Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılan yer olduğunun tespitiyle Hazine adına kayıt ve tescili talebini içerdiği, bu istemin Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/57 Esas sayılı dosyası kapsamında ileri sürülen istem ile aynı mahiyette olup taşınmazın vasıf ve niteliği ile mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşıldığı, ilgili davanın kadastro müdürlüğünce 3402 sayılı Kanun 22/a maddesi uyarınca yapılan, taşınmazın sınır, yüzölçüm ve paftaların düzeltilmesine ilişkin işleme itiraza dönüşemeyeceği, bu çalışmada taşınmazın vasıf ve niteliği ile mülkiyeti yönünden bir değişiklik yapılmadığı ve yapılamayacağının ortada olduğu, zira Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmalarda mülkiyete ve niteliğe yönelik iddiaların kadastro mahkemesinde dinlenemeyeceği" gerekçesiyle, davanın 3402 sayılı Kanun’un 22/2-A maddesine itiraz yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu Antalya ili Kemer ilçesi Tekirova Mahallesinde bulunan eski 399 parselin 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesi uyarınca düzenlenen kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki gibi 140 ada 1 parsel sayısında ve 15.005,27 metrekarelik yüzölçümünde tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aynen aktarılmasına, davacının, dava konusu taşınmazın 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkarıldığının tespiti ve Hazine adına tesciline yönelik talebi yönünden Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Tüm dosya kapsamına göre; öncelikle Kemer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/57 esas sayılı dosyasına konu davanın, 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle açıldığı ve bu nedenle eldeki davaya konu uygulama kadastrosuna itiraz davasına dönüşen davalardan olmadığı gibi davanın sonucuna etkili de bulunmadığı, somut davada; davacı tarafça, zilyetliğinde bulunan dava konusu eski 399 parsel sayılı taşınmazın 17.000,00 m2 yüzölçümüyle tapuda kayıtlı iken davaya konu 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın 140 ada 1 parsel numarası ile 15.005,27 m²'ye düştüğü iddiasıyla yapılan uygulama kadastrosu çalışmasına itiraz edilmekteyse de, dava konusu eski 399 parsel yeni 140 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı bir yer olup, davacının tapu maliki olmadığı ve bu nedenle taşınmaz hakkında yapılan uygulama kadastrosu çalışmasına itiraz bakımından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı; taşınmazın zilyedi olduğunu iddia etmekteyse de zilyet olmasının dava açma hakkı vermeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince de bu gerekçeyle davanın uygulama çalışmasına itiraz yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu taşınmazın 2/B vasfında Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılan yer olduğunun tespitiyle Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesi istemi yönünden ise; uygulama kadastrosunun genel amacının, teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir ... getirilmesi olup; mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak veya çözmek olmadığından, mülkiyet ihtilafının varlığı halinde uygulama kadastrosu ile ilgili dava kapsamında bu ihtilafın çözümlenemeyeceği ve kesinleşen tespitlere karşı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu, somut davada da davacının bu talebi uygulama kadastrosuna itiraz değil mülkiyet ihtilafına yönelik olup, tesis kadastrosundan kaynaklanan mülkiyet ihtilafına ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, ilk derece mahkemesince davanın bu istem bakımından görev yönünden reddine kararı verilmesinin de yerinde olduğu" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 3402 sayılı Kanun’un 22/2-A maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz ile dava konusu taşınmazın 2/B vasfında Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartılan yer olduğunun tespitiyle Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesince verilen, İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararına yönelik esastan redde ilişkin hükmün temyizi bakımından; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-c bendi gereğince; Bölge Adliye Mahkemelerinin, yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararları ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları kesin olup, temyiz edilemez. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesi çalışması askı ilan süresi içinde açtığı davasında Antalya ili Kemer ilçesi Tekirova Mahallesi 140 ada 1 orman parselinin 2/B vasfında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun tespiti ile Hazine adına tesciline karar verilmesine yönelik talepleri hakkında görevsizlik kararı verildiği, bu karara ilişkin olarak davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince de talep esastan reddedildiğine göre, az evvel bahsi geçen kanun hükmü gereğince verilen karar kesin olup, temyiz edilemez. Bu durumda, davacı vekilinin anılan karar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesince verilen, İlk Derece Mahkemesinin aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddi kararına yönelik esastan redde ilişkin hükmün temyizi bakımından ise; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı vekilinin, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.