Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6804 K.2025/1196

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6804 📋 K. 2025/1196 📅 17.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/6804 E.  ,  2025/1196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/35 Esas, 2022/289 Karar
MAHKEMESİ : Gölyaka (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/187 Esas, 2012/28 Karar
KARAR : Asıl davanın kabulü
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne, birleşen dosyada kesinleştiği anlaşılan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, kararın asıl dosyada davalı birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Çekişmeli Düzce ili Gölyaka ilçesi ... köyü, 101 ada 1 sayılı 2.500.325,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, senetsizden 31.01.2021 tarihinde, orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı (Gölkaya (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan) dava dilekçesinde, Düzce ili Gölyaka ilçesi Sarıdere köyü hudutları dahilinde bulunan batısı ve güneyi orman, kuzeyi köy yolu doğusu 2/B arazisi ile çevrili Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tahmini 500 metrekare taşınmazın üzerine aynı köyden ... tarafından tek katlı prefabrik ihşap bina, toprak fırın, güneş enerjisi ile tek katlı betonarma bina yapılmak suretiyle işgal edildiğinin 16.07.2010 tarihinde mahallen yapılan tespit neticesinde anlaşıldığını, davalıya taşınmazın üzerindeki işgallerin giderilerek 30 gün içinde yıkılıp enkazının kaldırılması için tebliğ yapılmasına rağmen, herhangi bir işlem yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle Hazine adına kayıtlı taşınmazın üzerindeki haksız elatmanın önlenmesi ve taşınmaz üzerindeki elatmaya yönelik binanın yıkılmasını istemiş, asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesi ile; elatmanın önlenmesi ve kalini istemiş, birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu yerin tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiş, asıl ve birleşen dosyada davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, asıl dosyada elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dosyada orman olmadığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Gölkaya (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/187 Esas ve 2012/28 Karar sayılı dosyasında, aynı Mahkemenin 2011/7 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, iş bu dosya Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/468 Esas sayılı dosyasına devredilmekle, yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı Kurum vekili tarafından davalı aleyhine men-i müdahale ve yıkım davası açmış ise de, davanın 02.02.2016 tarihinde takip edilmediğinden işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 aylık yasal sürede dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından asıl dava dosyasının açılmamış sayılmasına, birleşen dava dosyasında ise; davacınında taraf olduğu Düzce Kadastro Mahkemesinin 2012/103 Esas ve 2012/93 Karar sayılı dosyasından verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/1622 Esas ve 2013/7336 Karar sayılı ilamı ile onandığı dava konusu taşınmazın orman vasfıyla bu karara istinaden tapuya tescil edildiği, davacı tarafın taleplerinin iş bu dava dosya ile karara bağlandığı, davacının iş bu dava dosyasında dayandığı sebepler ile dava dosyamızda dayanmış olduğu sebeplerin aynı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesince davanın 22. celsesinde asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı olan Hazine vekilinin mazeret dilekçesini reddederek ve karşı taraf vekilinin asıl davayı takip etmeyeceklerine yönelik beyanı üzerine asıl dava hakkında verdiği işlemden kaldırma kararının asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı olan Hazine vekiline tebliğine karar vermesi ve kararın tebliği ile vekilin işlemden kaldırma kararından haberdar olmasının sağlanması gerekirken, işlemden kaldırma kararının duruşmada tefhimi ile yetinilmesi ve sonrasında nihai hükümde davanın 02.02.2016 tarihinde takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve 3 aylık yasal sürede dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın Düzce Kadastro Mahkemesinin 2012/103 Esas ve 2012/93 Karar sayılı dosyasından verilen ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/1622 Esas ve 2013/7336 Karar sayılı ilamı ile onanan karar ile orman olduğunun tespit edildiği ve bu doğrultuda tapuya orman vasfıyla tescil edildiği, davalının bu taşınmaza vaki elatmasının herhangi bir hakka dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, Düzce ili Gölyaka ilçesi Sarıdere köyü, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazına, Fen Bilirkişileri ... ve ...'in 15.04.2015 havale tarihli raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 428,18 metrekarelik kısma tel çiti ile çevirmek suretiyle vaki tecavüzünün önlenmesine, fen bilirkişilerinin raporu ekindeki krokide gösterilen tecavüzlü olan iki adet binanın kal'ine karar verilmiş, kararın asıl dosyada davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada davalı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
808,66 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.426,01 TL'nin temyiz eden asıl dosyada davalı mirasçılarından alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.