Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3790 K.2025/872
8. Hukuk Dairesi 2023/3790 E. , 2025/872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1274 E., 2023/160 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 E., 2021/156 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mardin ili Nusaybin ilçesi Kayadibi Mahallesi çalışma alanında 2017 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar, 57 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 42.732,85 metrekare, 58 parsel numarasıyla senetsizden tarla vasfıyla 123.892,57 metrekare olarak davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili 16.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Mardin ili Nusaybin ilçesi Kayadibi Mahallesi 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61 ve 62 numaralı parseller hakkında 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini belirterek, tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, Mardin Kadastro Mahkemesinin 2017/147 Esasında yargılama devam ederken 57 ve 58 parsele ilişkin dava tefrik edilerek eldeki dosya olmuştur.
Davalılar vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu 58 parselin belli kısmının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, 57 parselin ise zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 57 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tutanaktaki yüzölçümü ve hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 27.04.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen, ahır ve samanlık olarak kullanılan tek katlı yapının kadastro tespitindeki hisseleri oranında olmak üzere toplam 11 pay kabul edilerek 1 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ..., 2 payının ...'a ait olduğuna dair taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesine şerh düşülmesine, 58 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.03.2021 tarihli rapora ekli krokide (BB) harfiyle gösterilen 89.279,80 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (AA) harfiyle gösterilen 34.612,77 metrekare yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Çekişmeli 57 parsel sayılı Hazine adına "hali arazi" vasfıyla tescili kararına yönelik olarak davalıların hükmü istinaf etmediği, 57 parsel üzerinde 27/04/2021 tarihli fen raporunda gösterilen ahır ve samanlık olarak kullanılan tek katlı binanın kadastro tespitinde önce davalı tespit malikleri tarafından dikildiğinin tespit bilirkişileri ..., ... ve ... tarafından beyan edildiği, bu nedenle 3402 sayılı yasanın 19/2. maddesi uyarınca muhdesat olarak tespit malikleri davalılara ait olduğuna dair tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesinde isabetsizlik olmadığı, 58 parsel sayılı taşınmazın 29/03/2021 tarihli fen raporunda (AA) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise Mahkemece itibar edilen son ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın bu kısmının imar ihyası yapılmış işlemeli tarıma uygun tarım arazisi vasfında olduğunun tespit edildiği, Kayadibi Köyü arazilerini gösteren 1984 yılından sonra hava fotoğrafı üretilmemiş olduğu, kadastro tespit tarihinden (2017) geriye en az 20 yıllık zilyedliğin şekil ve süresinin tespiti açısından tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen tanıkların da taşınmaz üzerinde kendilerini bildi bileli davalı tespit malikleri tarafından tarımsal faaliyet yapıldığına dair beyanlarda bulunduğu, taşınmazın bu kısmı üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde sayılı koşulların gerçekleştiği, sonuç olarak 58 parselin (AA) harfi ile gösterilen kısmı yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların davalı tespit malikleri lehine gerçekleştiği" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 inci maddesi uyarınca 2016 yılında yapılmıştır. Arazi kadastrosu 1969 yılında kesinleşmiş ve dava konusu yerler orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.