Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/361 K.2025/870

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/361 📋 K. 2025/870 📅 10.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/361 E.  ,  2025/870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1841 E., 2021/1624 K.
KARAR : İstinaf talebinin reddine, istinaf başvurusunun kabulüne
Kahraman ve müşterekleri vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/12 E., 2020/12 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Kararın, asli müdahiller vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım asli müdahillerin istinaf taleplerinin reddine ve bir kısım asli müdahillerin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde özetle; Sultanbeyli ilçesi Mecidiye Mahallesi ve ... Mahalleleri arasında kalan, miktarı dava sırasında belirlenecek taşınmazın orman arazisi olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığını, orman olan bu taşınmazın daha sonra yapılan çalışmalarda 2/B uyarınca Hazine orman sınırları dışına çıkarıldığını, tapuya tescilli olmayan 2/B arazisinin Hazine adına tapuya tescilinin gerektiğini, bununla birlikte mezkur taşınmazın içinde orman vasfında veya orman sınırları dışına çıkarılmayan taşınmaz kısmı bulunmakta olduğu keşif sırasında belirlenecek olursa bu yerlerin de orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza bitişik ve aynı nitelikteki taşınmaz hakkında Hazine tarafından tescil davası açıldığını, Mahkemenin 2006/24 Esas, 2006/161 Karar sayılı ilamıyla; taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, ekli krokide iş bu dava konusu taşınmaz (B) harfi ile, üstte izah edilen Mahkemenin 2006/24 Esas sayılı ilamı ile Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazın ise (A) harfi ile belirtildiğini ileri sürerek, miktarı keşif sırasında belirlenecek, krokide gösterilen, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın arazi vasfıyla Hazine adına tesciline, belirtilen alanda 2/B alanı içine girmeyen ve halen orman vasıflı yer var ise, bu kısmın da Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.06.2018 tarihinde verdiği dilekçesinde; davanın, Kartal Emlak Müdürlüğünün 05.06.2018 tarihli yazısı gereği konusuz kaldığını, takibinde bir fayda olmadığını açıklamıştır.
Asli müdahiller ayrı ayrı verdikleri katılma dilekçelerinde özetle; hem 2006/24 Esaslı dosyada dava konusu olan ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen, hem de huzurdaki davada tescili istenen krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmazın ilgili kişileri olduklarından dava sonunda haklarının etkileneceğini, Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/650 Esas 1984/645 Karar sayılı ilamında ve Mahkemeye sunacakları sair kayıt belgelerde de görüleceği üzere tescil harici bırakılan her iki dava konusu taşınmazlarda kayıt sahibi ve hissedar olduklarını belirterek, yersiz açılan davanın reddine, kendi hisseleri oranında tapunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Her ne kadar davacı Hazine tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin olarak orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların arazi olarak Hazine adına tescili ve orman vasıflı yerlerin yine Hazine adına tescili talebiyle işbu dava açılmış ise de, alınan tutarlı ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporuna ve getirtilen tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmaza ait bölümlerin zaten Hazine adına tescil edilmiş olduğu, ayrıca her ne kadar asli müdahiller tarafından bu yerlerde hak sahibi oldukları iddia edilmiş ise dava edilen taşınmaz bölümünün orman vasfında 709 numaralı parsel 434876.56 m² yüzölçümünde Hazine adına tescil edildiği, (A) harfi ile gösterilen kısımların 2/B kadastrosu neticesinde muhtelif ada ve parsellerin Hazine adına tescil edilirken (B) harfi gösterilen kısımda ise 709 parsel hariç diğer kısımlarda 2/B kadastrosu neticesinde muhtelif ada, parsellerin ... adına tescil edildiği, müdahillerin davasını ispat edemediği, davacı Hazinenin davasının konusuz kalması nedeniyle müdahillerin davasının da konusunun kalmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazinenin ve müdahillerin açmış olduğu davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; iş bu karar, asli müdahiller vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya kapsamından, İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi Mecidiye ve ... Mahalleleri arasında kalan miktarı dava sırasında belirlenecek taşınmazın, orman arazisi olması sebebiyle tapu harici bırakıldığını, orman olan bu taşınmazın daha sonra yapılan çalışmalarda Hazine adına 2B arazisi olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesi ile hazine adına tescilinin talep edildiği, yargılama sırasında idari olarak tescil edildiğinin anlaşılması sonrasında davacı hazinenin talebi bakımından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bu yönü ile mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olduğu; müdahale talebinde bulunanlar bakımından ise asıl davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile bu talepler yönünden de konusuz kaldığına ilişkin yapılan değerlendirmenin isabetli olmadığı, ön sorun olarak, asli müdahale talep edenler yönü ile mahkemece yapılan değerlendirme bakımından; asli müdahale istenilmesi halinde maktu başvurma harç ile birlikte maktu peşin harcın ve gider avansının da yatırılması gerektiği açık olmasına rağmen, somut olayda, ... , ... , ... , ..., ... , ..., ..., haricindeki asli müdahale talep edenlerin harç ve gider avansını tam yatırmadan asli müdahale istediğine göre asli müdahale isteğinin usulüne uygun olmadığı ve davada taraf sıfatlarını kazandıklarını söylebilme olanağının bulunmadığı anlaşıldığından istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, asli müdahillerin tapu iptal ve tescil talepleri yönünden mahkemece karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuşsa da; 22.11.2016 tarihli rapor ve ek raporda da belirtildiği üzere talebe konu yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B uyarınca orman dışına çıkarılan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre ancak Hazine adına tescil edilebileceği, müdahale talebinde bulunanların taleplerinin bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle reddi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın hatalı olduğu" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davacı Hazinenin açmış olduğu davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahiller ... , ... , ... , , ... , ..., ..., ...'nun davasının reddine karar verilmiş; hüküm, asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, asli müdahiller vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asli müdahiller vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10'ar TL'nin temyiz eden asli müdahillerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.