Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3447 K.2025/565

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3447 📋 K. 2025/565 📅 03.02.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3447 E.  ,  2025/565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Iğdır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E., 2023/4 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Kars ili Tuzluca ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 273 parsel sayılı 36.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına komisyon kararıyla tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; Kars ili Tuzluca ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 273 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olduğunu belirtilerek müvekkili kurum lehine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Haziran 1971 tarih 131 sıra nolu tapu kaydı dayanakları ve tüm tedavülleri ile birlikte ilgili yerden getirtilerek, başka taşınmaza revizyon görüp görmediğinin belirlenmesi, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının dosya arasına getirtilmesi, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü öğretim üyelerinden oluşacak 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte dayanak tapu kayıt sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tapu kaydının mahalline uygulanması, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılması, keşifte gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, tapu kayının çekişmeli taşınmaza uyması durumunda dayanılan tapu kaydının kayıt malikleri ile davacı arasında akdi-ırsi ilişki bulunup bulunmadığının saptanması; çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte tamamlandığının mahalli bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını ve bitki örtüsünü, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, muhtaç ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığını, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü ve kullanım durumunu bilimsel verilere dayalı olarak ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli şekilde açıklayan, önceki raporları da irdeleyerek raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının rapora eklenmesinin istenmesi; fen bilirkişisinden, keşif ve uygulamayı denetlemeye olanak verir ayrıntılı rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte tartışılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalının dayanağı tapu kaydının 4 hudut itibariyle taşınmazı kapsadığı öte yandan taşınmazın davalıların murisinin zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.