Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3404 K.2025/598
8. Hukuk Dairesi 2023/3404 E. , 2025/598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/14 E., 2023/54 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/88 E., 2020/492 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Kaş ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda; 354 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 52.399,53 m2 yüz ölçümüyle, beyanlar hanesinde "parselin tamamı 1. Derece Arkeolojik Sit alanı içerisinde kalmaktadır" beyanıyla orman vasfıyla Hazine adına 01.06.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Kaş ilçesi Sarıbelen köyü Yarımca Kumu Mevkiinde kain ve doğusu ... ile ... , ... Kaş yolu ve ... Taylı zeytinliği, kuzeyi ... ve ... , güneyi ... ve ... taşınmazları ile çevrili ve tapunun 29, 31, 33 ve 34 parsellerinde kayıtlı toplam 120 dönüm büyüklüğündeki zeytinlik vasfındaki taşınmazın müvekkilinin dedesi ... zilyetliğinde iken 10.08.1967 tarihli satış senedi ile babası ... ... tarafından satın alındığını, sonrasında dilekçe ekinde sunulmuş satış vaadi senedi ile de müvekkili tarafından devralındığını ileri sürerek gayrimenkullerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 01.11.2017 havale tarihli dilekçesinde dava konusu ettikleri yerin 354 ada 1 parsel olduğunu ifade etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda: "...Yapılan keşfin ardından bilirkişilerce dava konusu taşınmazların 354 ada1 , 339 ada 5 ve 339 ada 4 parsel taşınmaz olduğu belirtilmiş ise de davacı vekilinin 12/10/2015 tarihinde dava konusu taşınmazın 354 ada 1 parsel olduğunu açıkça beyan etmiş olmakla iddia ve savunmanın bu yönde genişletilemeyeceği dikkate alınarak 354 ada 1 parsel ile ilgili yapılar değerlendirmelerin dikkate alındığı, orman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davaya konu edilen 354 ada 1 parselin tahdidi kesin devlet ormanı sayıldığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...mahkemece yapılan keşif sonucu (A ve B) harfleriyle gösterilen bölümlerin 30 ve 31 nolu zeytincilik parselleri içerisinde kaldığı ve bu parsellerin tamamı Devlet ormanı olarak sınırlandırılan 354 ada 1 parselin tescil edilen alanda kaldığı; A+B=5968,72 m²'lik bölümün Devlet Ormanı Sayılan yerlerden olduğu, Krokisinde (C ve E) harfleriyle gösterilen bölümlerin 26 ve 25 nolu zeytincilik parselleri içerisinde (339 ada 5 ve 339 ada 4 ) kaldığı, 354 ada 1 parselin 01.06.2007 yılında tesis kadastrosunun yapıldığı, tamamının 1. Derece Arkeolojik Sit alanında kaldığı, Orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, 1. Derece Arkeolojik Sit alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı gibi davacının öncesinde zeytincilik tapusuna da dayanmadığı, davaya konu yerde ilk tahdidin 3116 sayılı yasaya göre 1941 yılında yapılıp davaya konu alanın orman olarak sınırlandırılmış alanda kaldığı, davaya konu alanın doğal eğiminin % 35-40 olduğu bu nedenle 354 ada 1 parsele ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, mahkemece de belirtildiği üzere 339 ada 5 parsel için kalan 26 nolu zeytincilik tapusu ile krokide C ile işaretli 339 ada 4 parsel için kalan 25 nolu zeytincilik tapusu krokide E ile işaretli alanlar için usulünce açılmış bir dava bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.