Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6530 K.2025/613
8. Hukuk Dairesi 2024/6530 E. , 2025/613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/253 E., 2024/861 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/336 E., 2022/639 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Korkuteli ilçesi ... Mahallesi 153 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkili olar davacının taşınmazda intifa hakkı sahibi malik olduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit gördüğünü, askı ilanı içinde davacı tarafından açılan dava ile taşınmazı 1970 yılından beri zilyet ve tasarruf ettiğini intifa hakkı talep ettiğini ve Korkuteli Kadastro Mahkemesinin 04.11.2011 tarihli ve 2010/28 Esas, 2011/217 Karar sayılı kararıyla talebin kabulüne karar verildiğini, davacının 1995 yılından beri kullanım ve işgalinde olduğu hususunun tapuya tescil edildiğini, ancak davacının talebi olmamasına ve keşif sonucu tanzim edilen orman bilirkişi raporunda da belirtilmemesine karşın orman içi açıklık niteliğinde olduğundan bahisle tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesi gereğince orman niteliğinde olduğu ibaresinin eklenmesine karar verildiğini, tapu kaydındaki bu şerh nedeni ile taşınmazın kendisine satışının yapılamadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesi gereğince orman niteliğinde olduğu şeklindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu Antalya ili Korkuteli ilçesi Sülekler mahallesi 153 ada 26 parsel nolu taşınmaz üzerine Korkuteli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/28 Esas, 2011/217 Karar no.lu dosyasının kararında eklenen '6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman niteliğinde olduğu' şerhinin terkinin istenildiği, ancak Korkuteli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/28 Esas, 2011/217 Karar no.lu dosyasının kararının kesinleşmiş olduğu, dava konusu talebin kesinleşmiş mahkeme karar fıkrasının değiştirilmesine yönelik olduğu, kesinleşmiş mahkeme kararının başka bir mahkeme kararı ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı ..." gerekçesi ile davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... eldeki dava ile aynı taşınmaz hakkında, aynı taraflar arasında görülen önceki davada kesinleşen mahkeme kararı sonucunda tescil edilen şerhin, kararın aslında hatalı olduğu öne sürülerek terkininin talep edildiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığı ..." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına hükmen tescil edilen orman şerhinin terkini istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-i maddesine göre, olumsuz dava şartı olarak kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için, tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan davanın evvelce sonuçlanıp kesin hükme bağlanmış olması gerekir.
Ayrıca, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine göre, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıklanmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen Korkuteli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/28 Esas sayılı dava dosyasının davacısının ..., davalısının ise Hazine olduğu, davacının dava dilekçesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosuna tabi tutulan 153 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılından beri kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesini talep ettiği ve yapılan yargılama sonucunda 04.11.2011 tarihli karar ile davanın kabulüne ve 153 ada 26 parselin Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile beyanlar hanesine 1995 yılından beri davacı ...'ün kullanım ve işgalinde olduğunun ve dava konusu parselin "6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman niteliğinde olduğunun" beyanlar hanesine şerhine karar verildiği ve bu kararın 25.02.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, Korkuteli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/28 Esas sayılı dava dosyasında taşınmazın orman niteliğinde bulunduğuna ilişkin bir talebin bulunmadığı ve böyle bir talebin taraflarca mahkeme önüne getirilmediği, bu nedenle Kadastro Mahkemesince "taleple bağlılık" ilkesine aykırı olarak verilen "taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman niteliğinde olduğu" yönündeki şerhin / hükmün yok hükmünde olduğu, ayrıca eldeki davanın konusu, sebebi ve netice talebi ile Korkuteli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/28 Esas sayılı dosyasındaki konunun, sebeplerin ve talebin farklı olduğu, bu sebeple anılan dosyanın taraflar arasında kesin hüküm teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek, işin esasına girilip tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kesin hükmün varlığından bahisle davanın usulden reddedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.