Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6457 K.2025/539

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6457 📋 K. 2025/539 📅 23.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/6457 E.  ,  2025/539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki orman iddiasından kaynaklı tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı İdare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... İdaresinin davasının reddine, Hatay ili Payas ilçesi ... Mahallesinde kain 18.05.2022 havale tarihli fen bilirkişisi ... ve orman bilirkişisi ... tarafından düzenlenen ek rapora ekli krokide sarı çizgi içinde (A) harfiyle gösterilen dava konusu 9002,86 m² yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... adına "Hali Arazi" vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 05.03.2007 tarihinde ilân edilerek kesinleşen Orman Kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1974 yılında yapılıp 29.07.1975 - 27.08.1975 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir. 6831 Sayılı Kanun'a göre yapılıp 05.03.2007 tarihinde ilen edilen Orman Kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Hatay ili Dörtyol ilçesi ... Mahallesi Mevkiinde kain 8244,06 m²'lik taşınmazın bulunduğu alanda Orman Kadastrosunun 2007 yılında yapıldığını ve ilan edilerek kesinleştiğini, Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2010/132 Esas 2011/549 Karar sayılı dosyada gerçek kişi tarafından açılan tapusuz taşınmazın tescili davasında 9002,86 m²'lik taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğunun belirlendiğini, mahkeme kararının kesinleştiğini, taşınmazın vasfına yönelik kesin hüküm bulunduğunu, davaya konu 9002,86 m²'lik alanın 05.03.2007 tarihide askıya çıkan 05.09.2007 tarihinde kesinleşen ... Orman Kadastrosunda 758,761 m²'lik kısmının orman sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığını, tescil taleplerinin geriye kalan 8244,06 m²'lik kısma ilişkin olduğunu belirterek, 8244,06 m²'lik taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili 27.04.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen Orman Kadastro sınırları içerisinde kalan kısmının da davamıza konu edilmesi gerektiğinin anlaşıldığını, Hatay ili Dörtyol ilçesi ... Mahallesi mevkiine kain 9002.82 m²'lik taşınmazın tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili tarafından duruşmada, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan 02.02.2018 havale tarihli raporlara göre tescili istenilen 8.244,10 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılmayan (p-7) Orman Kadastro parseli dahilinde olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davacı ... İdaresinin davasının reddine, davalı Hazinenin tescil talebinin kabulü ile Hatay ili Dörtyol ilçesi ... Mahallesine kayıtlı 02.02.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli Krokide kırmızı çizgi içinde (A) harfiyle gösterilen dava konusu 8.244,06 m² yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline yönelik talebindeki orman vasfının kabul edilmemesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı, yine taşınmazın Hazine adına tescilinin yerinde olduğu, ancak tescil edilen taşınmaz vasfının belirtilmemesinin eksiklik teşkil ettiği, dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın toplam alanının 9002,86 m² olup bunun 758,76 m²'lik kısmının orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle tescil talebinin geriye kalan 8.244,06 m²'lik kısma ilişkin olduğu beyan edilmiş ise de, 18.05.2022 tarihli ek rapor ve krokisi nazara alındığında hatalı hesaplama sonucu tüm taşınmazın dava konusu edilmediği, koordinat değerlerini içerir krokiye göre (A) harfi ile gösterilen 9002,86 m²'lik taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunun iddia edildiği, taşınmazın 758,76 m²'lik kısmının orman sınırları içinde kaldığına yönelik tespitin hatalı olduğu, taşınmazın tamamının orman arazisine bitişik ve orman dışında (P-7) parseli içinde kaldığı, bu nedenle taşınmazın tamamı (9002,86 m²) hakkında hüküm kurulması gerektiği, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman vasfında olduğu Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu onama kararından anlaşılmakta ise de cümlenin devamındaki "...orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden dava tarihine kadar adına tescil talep eden kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek", denilmekle 14 üncü maddede belirtilen şartların davacı şahıs lehine gerçekleşmesi durumunda taşınmazın davacı gerçek kişi adına tescil edilebileceği inancına varıldığı, dava konusu taşınmazın fiilen orman arazisi (orman toprağı) niteliği taşımadığı, taşınmazı da içine alan yaklaşık 22 dönüm yüzölçümlü arazinin kömür tesisi olarak kullanıldığı ve zemininin betonla kaplı olduğu, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 9002,86 m² olup tamamının 05.09.2007 tarihinde kesinleşen Orman Kadastro sınırları dışında kaldığı, bu yerden arazi kadastrosunun da geçtiği ve taşınmazın tescil harici bırakıldığı, kesinleşen orman sınırları dışında kalan ve fiilen orman niteliğinde de bulunmayan taşınmazın orman olarak tescilinin mümkün bulunmadığı, keşifte çekilen fotoğraflarına göre eğiminin düz olduğu, orman bütünlüğünü bozucu veya su ve toprak rejimine zarar verici bir niteliği bulunduğunun da iddia ve ispat edilmediği, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden (hali arazi) vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği ve davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı İdare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2018 tarih ve 2017/278 Esas 2018/156 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ... İdaresinin davasının reddine, Hatay ili Payas ilçesi ... Mahallesinde kain 18.05.2022 havale tarihli fen bilirkişisi ... ve orman bilirkişisi ... tarafından düzenlenen ek rapora ekli krokide sarı çizgi içinde (A) harfiyle gösterilen dava konusu 9002,86 m² yüz ölçümlü taşınmazın davalı ... adına (hali arazi) vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İlk Derece Mahkeme ve istinaf Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında yalnızca taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığının belirtildiği, öncesinin orman olup olmadığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olup olmadığı hususlarının incelenmediği, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı, Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/9563 Esas ve 2014/1015 Karar sayılı ilamı ile onanarak 13.10.2014 tarihinde kesinleşen 01.07.2011 tarih, 2010/132 Esas 2011/549 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğunun tespit edildiği, taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasından kaynaklı tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.