Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2814 K.2025/350

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2814 📋 K. 2025/350 📅 21.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2814 E.  ,  2025/350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2818 parsel sayılı 3.092,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 132 parsel numarasıyla önce 2.098,69 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 2.084,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek dava açmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1954 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp, belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin ilk tesis kadastrosu sırasında ve daha sonra yapılan ayrılmalarda haritasının yeterince hassasiyetle çizilmemesi ve yüzölçümünün bu hassas olmayan çizimlere göre planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, güncelleme kadastrosunda bu hatanın giderildiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporda; çekişmeli 114 ada 132 (eski 2818) numaralı parselin sınırlarında geçerli sınır tipi değerlendirmesinin doğru olduğu, tesis kadastrosu ölçü sınırlandırma çizim hataları ve sonrasındaki değişiklik işlemlerinden kaynaklanan hatalar, güncelleme ölçüsünde sabit ve geçerli tipli sınır hatlarına uyularak giderildiğinin görüldüğü, çekişmeli parselin güncelleme çalışmaları sonucu belirlenen sınırlarının hava fotoğraflarında, memleket haritası ve ortofoto görüntüsü ile genel olarak uyumlu olduğunun görüldüğü ve yapılan çalışmalarının teknik ve hukuki mevzuata uygun olduğunun bildirildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verildikten sonra, dava konusu taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazın uygulama tutanağı ile yapılan tespitine itiraz sonucunda komisyon tutanağı düzenlenip yüzölçümünün değiştirilerek tespitine karar verildiği, bu şekilde hakkında komisyon kararı bulunan dava konusu taşınmazın komisyon kararına atıf yapılmak suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
S O N U Ç :Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "uygulama kadastro komisyon tespiti gibi tapuya tesciline" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.