Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2676 K.2025/372
8. Hukuk Dairesi 2023/2676 E. , 2025/372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında bir kısım taşınmazlar yönüyle yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Dairesince 115 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ve başkaca taşınmazlar hakkındaki davanın da birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine vekili ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Bursa ili Keles ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 18, 21, 115 ada 8, 102 ada 121, 147, 216, 240, 127 ada 3, 129, 128 ada 15, 22, 125 ada 13, 124 ada 2, 115 ada 1, 104 ada 5, 106 ada 4, 113 ada 26, 108 ada 74, 80, 114 ada 101, 115 ada 54, 120 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., ... miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Yargılama aşamasında Hazine ve Orman İdaresi ayrı ayrı dilekçeler ile 113 ada 26 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu iddiasıyla asli müdahil olarak davaya katılmıştır.
Keles Kadastro Mahkemesinin 19.12.2012 tarihli kararıyla; davacıların 108 ada 74, 80, 114 ada 101, 115 ada 54, 120 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında feragat edilmesi nedeniyle, 114 ada 18, 21, 115 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın esastan reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, diğer taşınmazlar hakkındaki dava tefrik edilmiştir.
19.12.2012 tarihli hükmün davacılar vekili tarafından 114 ada 18, 21, 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; 114 ada 21 ve 118 ada 18 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, 115 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ise; "Çekişmeli taşınmazın tarafların murisi babaları ... ...'a ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacılar taşınmazın murisin ölümüyle tüm mirasçılara kaldığını iddia ettiği, davalının ise muris tarafından taşınmazın 1995 tarihli köy senedi ile kendisine bağışlandığını savunduğu, bir başka anlatımla ihtilaf taşınmazın davalıya bağışlanıp bağışlanmadığı hususunda toplandığı, ne var ki; davalı tarafından söz konusu senedin sureti dosyaya sunulmuş ise de mahkemece aslının istenilmediği, senette imzası bulunan muhtar ve köy azaları ile senet tanıkları dinlenilmediği, senedin geçerliliği üzerinde durulmadığı" belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak ve daha öncesinde tefrik edilen parseller hakkındaki davanın yeniden birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda özetle; "113 ada 26 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 106 ada 4 ve 104 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davalının sunduğu bağış senetleri kapsamında kalmadığı, ve terekeden gelmesi nedeniyle feragat eden davacılar da dikkate alınarak diğer davacıların miras payları oranında adlarına tescili gerektiği, 106 ada 4 ve 104 ada 5 parseller dışında kalan tüm taşınmazların ise davalı tarafın sunduğu senetler kapsamında kaldığı" gerekçesiyle Hazinenin ve Orman İdaresinin yapmış olduğu müdahalenin reddine, davacılar Mevlüde, ... ve ...'in feragat nedeniyle davalarının reddine, diğer davacıların 106 ada 4 parsel ve 104 ada 5 parsel yönünden açmış oldukları davaların kabulü ile bu taşınmazların 70 hisse kabul edilerek 4 hissesinin ..., 3'er hissesinin ... ve ..., 16 hissesinin Meryem, 54 hissesinin ... adlarına tespit ve tesciline, 102 ada 121, 147, 216, 240 parseller, 113 ada 26 parsel, 115 ada 1 ve 8 parseller, 124 ada 2 parsel, 125 ada 13 parsel, 127 ada 3 ve 129 parseller, 128 ada 15 ve 22 parsel sayılı taşınmazların feragat ve sübuttan dolayı reddine, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm; asli müdahil Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.a) Asli müdahil Hazine vekili ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin 113 ada 26 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, aşağıda belirtilen nedenler dışında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b) Hazine ve Orman İdaresince, yargılama sırasında mahkemenin ihbarı üzerine, 113 ada 26 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu iddiasıyla müdahale talebinde bulunarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini istedikleri, mahkemece hükmün gerekçesinde de açıkladığı üzere söz konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, bu nedenle "davalarının reddine" karar verilmesi gerekirken hükmün 1 inci fıkrasında "müdahalelerinin reddine" karar verilerek infazda tereddüt yaratır şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2. 106 ada 4, 105 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle; her ne kadar hükmü temyiz eden müdahil Hazine ve müdahil Orman İdaresinin bu taşınmazlar hakkında işin esasına yönelik davası bulunmamakta ise de; hüküm yerinde dağıtılan hisselerin 80 olduğu halde toplam hissenin 70 yazılmak suretiyle ve adlarına pay verilen kişilerin soy adlarının yazılmayarak infazı mümkün olmayacak şekilde karar verildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca 106 ada 4 ve 105 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.a) bendinde sebeplerle; asli müdahil Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (1.b) ve (2.) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile;
İlk Derece Mahkemesi hükmünün (1) numaralı fıkrasında geçen "Hazinenin ve Orman İdaresinin yapmış olduğu müdahalenin reddine" ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "Asli müdahil Hazine ve asli müdahil Orman İdaresinin 113 ada 26 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davalarının reddine" sözlerinin yazılmasına,
İlk Derece Mahkemesi hükmünün (3) numaralı fıkrasında geçen "... bu taşınmazların 70 hisse kabul edilerek 4 hissesinin ..., 3'er hissesinin ... ve ..., 16 hissesinin Meryem, 54 hissesinin ... adlarına tespit ve tesciline," cümlesinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "... Bu taşınmazların 80 hisse kabul edilerek 4 hissenin ..., 3'er hissenin ... ve ..., 16 hissenin ... ve 54 hissenin de ... adlarına tespit ve tesciline," cümlesinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 438/7 nci fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.