Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4199 K.2025/389
8. Hukuk Dairesi 2023/4199 E. , 2025/389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALI : Kadastro Müdürlüğü
ASIL VE BİRLEŞEN DAHİLİ
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 1287 ada 20 parsel sayılı taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Kanun uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 20 yıldan beri ... oğlu ... ve ... oğlu ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılı olarak tespit edilmiş, 09.04.2015, 17.04.2015, 29.05.2015 ve 26.10.2016 tarihlerinde 6292 sayılı Kanun uyarınca ... ve müşterekleri adına satış işlemi ile tescil edilmiş, 1287 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ise, beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Kanun uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 20 yıldan beri ... oğlu ..., ... evlatları ... ..., ... ..., ... ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılı olarak tespit edilmiş, 18.10.2017 ve 17.11.2017 tarihlerinde ... ve müşterekleri adına satış işlemi ile tescil edilmiştir.
Asıl dosyada davacı ..., Beykoz ilçesi ... Mahallesi mevkiindeki 1287 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan dükkanının muhdesat olarak yazılmadığından tespit tutanağının beyanlar hanesine 90 m²'lik dükkanının kendisine ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmesini istemiş; keşifteki beyanında dava konusu taşınmaz üzerindeki dükkanın kendisi ve kardeşleri İsmail, İshak, ... ve ...'a eşit hisseli olduğunu, hepsinin hissesinin 1/5 olduğunu, beyanlar hanesinde ismi geçen ...'un kullanımında olan yerin ise taşınmaz üzerinde bulunan binanın üst katındaki daire olduğunu, ...'un dükkanla bir ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacının kardeşleri olan İsmail, İshak, ... ve ... davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır.
Asıl/birleşen dahili davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Asıl/birleşen dahili davalı ..., duruşmada alınan beyanında, alt kattaki dükkanda hissesinin olmadığını, üzerinde bulunan 2 adet dairenin (dükkan) bir tanesinin kendisine, köşede bulunan yerin ise Hebip’e ait olduğunu ifade etmiştir.
Yargıtay bozma ilamından sonra birleşen 2010/85 Esas sayılı dosya davacısı ..., Beykoz ilçesi ... Mahallesi mevkiinde bulunan 1287 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespitinin yapıldığını, ayrıca binanın tek parselde olduğu halde iki ayrı parselde yazıldığını belirterek yapılan yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiş; duruşmada 21 parselde isminin ... olması gerekirken ... ... şeklinde yazıldığını belirtmiştir.
Yargıtay bozma ilamından sonra birleşen 2010/85 Esas sayılı dosyayla, birleşen 2010/293 Esas sayılı dosya davacısı ..., Beykoz ilçesi ... Mahallesi mevkiinde bulunan 1287 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespitin yapıldığını belirterek yapılan yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiş, duruşmada ise kullandığı dükkanın da numarasıyla birlikte beyanlar hanesine geçirilmesini istediğini beyan etmiştir.
Mahkemece bozma ilamından sonra verilen 03.04.2012 tarihli karar ile, davacı, müdahiller ve birleşen dosya davacılarının davalarının kabulü ile, Beykoz ilçesi ... Mah. 1287 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde "İş bu taşınmaz bahçe 20 yıldan beri ... oğlu ... ve ...oğlu ...'un kullanımındadır.", "İş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır" ibarelerinin kaldırılarak "İş bu taşınmaz 20 yıldan beri ... oğlu ..., ... ..., ..., ... ve ... oğlu ... ve ... kızı ...'in kullanımındadır, üzerinde bulunan 2 katlı binanın alt kat dükkanı (200/A) ... oğlu ..., ... ..., ..., ve ...’a ait olup bunların kullanımındadır, üst kat ise (1 nolu daire) ... oğlu ... ve 200/1 nolu daire ... kızı ... e ait olup, bunların kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine; Beykoz ilçesi ... Mah. 1287 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde "İş bu taşınmaz bahçe 20 yıldan beri ... oğlu ..., ... evlatları ... ..., ... ..., ... ..., ... oğlu ..., ... oğlu ... kullanımındadır." "İş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır" ibarelerinin kaldırılarak "İş bu taşınmaz 20 yıldan beri ... oğlu ..., ve ... oğlu ..., ve ... kızı ...'in kullanımındadır, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 200/C ve 200/D nolu dükkanlar ... oğlu ...'na ve 200/E nolu dükkan ... oğlu ...'ye ve 200/B nolu dükkan ... kızı ...'e ait olup, bunların kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine, Kadastro Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm 03.10.2012 tarihinde kesinleştirildikten sonra davalı ... vekili 13.09.2019 tarihinde temyiz dilekçesi sunarak hükmü öğrenme tarihinin 09.09.2019 olduğunu belirtmiş; Mahkemece, 18.09.2019 tarihinde ek kararla hüküm kesinleştiğinden temyiz talebinin reddine karar verilmesi üzerine; ek karar ve asıl karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire'nin 24.03.2022 tarihli ve 2021/5524 Esas 2022/2852 Karar sayılı ilam ile, ek kararın kaldırılmasından sonra, ''... Dosya içeriğinden ve 21 parselin kadastro tutanağından, 21 parsel sayılı taşınmazın Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/126 Esas ve 2010/75 Karar sayılı dosyasında da davalı olduğu ve hakkında verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, az yukarıda açıklanan madde uyarınca, kurulan hükmün doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde olabilmesi için eldeki dosya ile bahsi geçen 2010/126 Esas sayılı dosyanın birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği ortadadır. O halde, Mahkemece yapılacak iş, bahsi geçen dosyanın dosya arasına alınarak, toplanmış deliller çerçevesinde, infazı kabil bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...''gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, yapılan keşif, bilirkişi raporları ve taraf beyanları kapsamında davanın kabulüne, Beykoz ilçesi ... Mahallesi 1287 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde "İş bu taşınmaz bahçe 20 yıldan beri ... oğlu ... ve ... oğlu ...'un kullanımındadır." "İş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır" ibarelerinin kaldırılarak, "İş bu taşınmaz 20 yıldan beri ... oğlu ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... oğlu ... ve ... kızı ...'in kullanımındadır, Fen Bilirkişi ...'ın 09.03.2023 tarihli raporunda 3.ve 4.sayfalarda yer alan krokilerde gösterildiği üzere taşınmazda bulunan 2 katlı binanın zemin katında bulunan dükkanı (200/A) ... oğlu ... ..., ..., ..., ... ve ...'a ait olup bunların kullanımındadır, 1.normal kat ise (A) ile gösterilen bölüm ... oğlu ... ve (B) ile gösterilen bölüm ... kızı ...'e ait olup, bunların kullanımındadır." şeklinde düzeltilmesine, B- Beykoz ilçesi ... Mah. 1287 Ada 21 Parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde; "İş bu taşınmaz bahçe 20 yıldan beri ... oğlu ..., ... evlatları ... ..., ... ..., ... ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'un kullanımındadır." "İş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı kargir bina adı geçenlerin kullanımındadır" ibarelerinin kaldırılarak," İş bu taşınmaz 20 yıldan beri ... oğlu ... ve ... oğlu ..., ... kızı ... ... ve ... oğlu ...'un kullanımındadır. Fen Bilirkişi ...'ın 09.03.2023 tarihli raporunda 3. ve 4. Sayfalarda yer alan krokilerde gösterildiği üzere taşınmazda bulunan 2 katlı binanın zemin katında bulunan 200/C ve 200/D nolu dükkanlar ... oğlu ...'na ve 200/E nolu dükkan ... oğlu ...'ye, 200/B nolu dükkan ... kızı ...'e, 1.normal katta bulunan bölüm ise ... oğlu ... ait olup, bunların kullanımındadır." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar, temyize konu ilk hükmün verilmesinden sonra 09.04.2015,17.04.2015, 29.05.2015, 26.10.2016, 18.10.2017 ve 17.11.2017 tarihli satış işlemleri ile 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince davalılara satılmış ve böylelikle Hazinenin mülkiyetinden çıkmıştır. Dava konusu taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle, artık şerhe yönelik dava da konusuz kalmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında da davanın açılış tarihindeki haklılık durumu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.