Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2816 K.2025/342

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2816 📋 K. 2025/342 📅 21.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2816 E.  ,  2025/342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2519 parsel sayılı 87.795,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 3 parsel numarasıyla önce 86.793,82 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 86.682,62 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1954 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp, belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin ilk tesis kadastrosu sırasında ve daha sonra yapılan ayrılmalarda haritasının yeterince hassasiyetle çizilmemesi ve yüzölçümünün bu hassas olmayan çizimlere göre planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, güncelleme kadastrosunda bu hatanın giderildiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren, tesis kadastrosu sırasında ve sonrasında yapılan ifraz işlemleri sırasında düzenlenen teknik belgeler ile 1956 yılında yapılan tesis kadastrosuna en yakın tarihli 1954 yılı hava fotoğrafının yöntemince uygulanması ile düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, uygulama (güncelleme) kadastrosunda hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte; çekişmeli taşınmaz hakkında düzenlenen 30.11.2020 tarihli komisyon kararı ile taşınmazın geometrik şeklinin ve yüzölçümünün değiştirilerek, uygulama kadastrosu tutanağı yerine kaim olmak üzere, komisyon kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; tespit ve tescil hükmünün, infazda tereddüte neden olmayacak şekilde anılan kadastro komisyon kararına atfen kurulması gerekirken, güncelleme (uygulama) kadastrosu tespitine atfen tespit ve tescil hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunduğu" belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın komisyon kararındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle;
Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.