Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3648 K.2025/334

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3648 📋 K. 2025/334 📅 20.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3648 E.  ,  2025/334 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın feragat nedeniyle reddine
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; kadastro sırasında Sakarya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1909 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Komisyonunca orman olarak tescil harici bırakıldığını, ancak bu yeri kendisinin kullandığını belirterek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davacının davasının kabulüne ve Sakarya ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 1909 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin ilk karar, davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 27.05.2015 tarihli ve 2014/10714 Esas, 2015/4778 Karar sayılı ilamıyla; "... ... Belediyesi ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne husumet yöneltilmesi, usulüne uygun orman ile zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmı uyarınca yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kabulüne, 1909 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tesciline dair önceki hüküm, davalı ... İdaresi ile davalı Hazine vekilinin temyizi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2021/1264 Esas, 2021/1934 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmazın, 1982 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında 806 parsel numarası ile tespit gördüğü, Orman İdaresinin itirazı üzerine, Tapulama Mahkemesince, orman tahdidinin uygulanıp sonucuna göre karar verilmek üzere komisyona geri çevrildiği, Kadastro Komisyonu 1990 yılında aldığı karar ile 806 nolu parselin 4270 metrekaresinin orman olduğu gerekçesi ile 1909 parsel numarası vermek suretiyle tescil harici bıraktığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, daha sonra 14/06/1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı, 2012 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4. madde uyarınca kullanım kadastrosunun yapıldığı; yine taşınmazın bulunduğu yörede 2009 yılında imar çalışmalarının yapıldığı anlaşılmış olduğu halde Mahkemece bu çalışmalara ait bilgi, belge ve tutanaklar dosya arasına alınmadan, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan çalışmalardan hangisine tabi tutulduğu ve bu çalışmalara göre konumu belirlenmeden hüküm kurulduğu, orman bilirkişisinden rapor alınmış ise de en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi dönemlere ilişkin en az üç adet hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek streoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmadığı, çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin varsa tapu kayıtları, kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık beyanları ile denetlenmediği, ziraatçi bilirkişisinden taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü tarımsal niteliğini ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı gibi; 1909 parsel sayılı taşınmazın, 1990 yılında komisyon kararı ile orman olduğu gerekçesi tescil harici bırakıldığına göre çekişmeli taşınmazın sınırlarının belirlendiği fen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, infazı mümkün olmayacak şekilde 1909 parselin tapuya tesciline denilmek suretiyle hüküm kurulmasının da doğru olmadığı belirtilerek, anılan eksikliklerin giderilmesi ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1950 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) uyarınca yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile daha sonra 1986 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri bulunmadığına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 inci maddesi uyarınca vekalet ücretinin belirlendiğinin anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle,
Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.