Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3228 K.2025/332
8. Hukuk Dairesi 2023/3228 E. , 2025/332 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 306 ada 2 parsel sayılı 372,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Parselin krokisinde A harfi ile gösterilen iki katlı bina ...'e aittir, B harfi ile gösterilen iki katlı bina ...'e aittir" şerhi verilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili 04.12.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 306 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, müvekkilleri olan davacıların murisi tarafından Köy Tüzel Kişiliğinden 26.01.1955 tarihinde köy senedi ile satın alındığını, satın alınma tarihi sonrası davacıların murisi tarafından taşınmaz üzerine tek katlı ev yapıldığını, daha sonra taşınmaz içine farklı binalar inşa edildiğini, Hazine adına tespit gören 306 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1955 yılından beri kesintisiz olarak davacıların murisi, sonrasında çocukları olan davacıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına 1/2'şer hisse ile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... keşifte dinlenen yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız mahalli bilirkişi ile bir kısım tanık beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastrosu paftasında herhangi bir belirtme yapılmaksızın boşluk olarak tespit dışı bırakıldığı, 15/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; taşınmazın üzerinde ekli haritalarda gösterildiği üzere A harfi ile gösterilen iki katlı ev ile B harfi ile gösterilen iki katlı ev olduğu, taşınmazın toprak yapısı itibari ile tarımsal faaliyet yapmaya elverişli olduğu ancak taban alanının tamamına yakınının evlerle kaplandığı ve bu nedenle tarımsal faaliyet yapılacak çok az alanın kaldığı, üzerinde 4 adet muhtelif ağacın bulunduğu, 1977-1992-2009 tarihli hava fotoğraflarında çevre taşınmazlar ile arasında ayırıcı nitelikte bir sınır yapısı ve belirgin bir tasarruf şekli bulunduğu, orman sayılmayan yerde kaldığı, orman içi açıklık olmadığı, toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanun'u 14, 17 ve geçici 8. maddesi kapsamında bir yerin imar ve ihya ile kazanılması için taşınmazın emek ve para sarf edilerek tarım arazisi hâline getirilmesi gerekli olup dava konusu taşınmazın içerisindeki iki katlı 2 adet ev ile bahçe olarak kullanıldığı anlaşıldığından imar ve ihya şartının oluşmadığı, taşınmazın beyanlar hanesinde iki katlı evlerin muhtesat olarak gösterildiği ve tespit gibi tesciline karar verildiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine, ... Mahallesi 306 ada 2 parselin Hazine adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazın ilgili köy muhtarlığınca davacıların mirasbırakanına satıldığı, davacılar ve mirasbırakanlarınca, sadece ev yaparak değil, aynı zamanda bahçe bitkileri ve çeşitli ağaçlar ekip, dikmek sureti ile tapulamada tescil harici bırakıldığı tarihten beri kullanıldığı, dolayısıyla olayda, sadece ev yaparak kullanım bulunmadığı ve ev yapmanın yanında bahçe bitkileri ve çeşitli ağaçlar ekilip dikilmek sureti ile kullanım da bulunduğundan, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 306 ada 2 parsele ilişkin kadastro tespitinin iptaline ve davacı ... ve ... adına 1/2'şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında yapılan seri bazda orman kadastrosu, 2013 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan aplikasyon, evvelce sınırlaması yapılmış olup herhangi bir sebeple orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve tüm bu ormanlarda 2/B madde uygulaması çalışmalarının mevcut olduğu, arazi kadastrosunun ise 1958 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olup, Bölge Adliye Mahkemesince kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilirken çekişmeli taşınmazın niteliğinin hüküm yerinde belirtilmemesi kararın infazında tereddüte neden olacağından usûl ve kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-b numaralı bendinde yer alan "1/2'şer hisse ile" ibaresinden sonra gelmek üzere "ev ve bahçesi vasfıyla" cümlesinin eklenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 nci maddesi uyarınca DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.