Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2928 K.2025/289
8. Hukuk Dairesi 2023/2928 E. , 2025/289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı Hazine vekili temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı Hazine vekili; Çanakkale ili Yenice ilçesi ... köyü 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tarla vasfıyla kayıtlı olduğunu, ormandan kazanıldığını, orman içi açıklık ve orman niteliğinde olduğunu ileri sürüp tapunun iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olduğu, orman sayılamayan alanlardan olduğu ve zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2009/11304 Esas, 2009/14700 Karar14.10.2009 tarihli ilamıyla; dava konusu taşınmazın eski yeni tarihli memleket haritaları, topografik kadastro haritaları,taşınmazın dava tarihi olan 16.11.1995 tarihinden 15-20 yıl önceki iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orjinal renkli memleket haritaları, dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların tutanakları tüm geldi gittileriyle birlikte istenmesini, kadastro tespit tutanakları, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftası orjinal fotokopi örneği ilgili yerlerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı, bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilen bir orman mühendisi,fen elemanı, harita kadastro mühendisi, ziraat mühendisi aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılmış, yapılan keşifte, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak, orman araştırması yapılması, zilyetlik hususlarının keşifte mahalli bilirkişilerden sorulması ile davalının dava konusu taşınmaz ile aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı varsa cinsi parsel numaraları ve miktarı Tapu Sicil Müdürlüğü davalı tarafından açılan başkaca tescil davası olup olmadığı Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması gerektiği hususlarında bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; "1953-1954 yıllarında çekilen hava fotoğraflarından istifade ile yapılan memleket haritasında,yapraklı ağaç rumuzunu taşıyan yeşil renkli saha içinde olduğu,1960 yılı çekimli hava fotoğraflarında da bitişiğindeki ormanın devamı karakterinde yapraklı orman ağaçları ile kaplı göründüğü ,yani orman sayılan arazi içerisinde olduğu bu hali ile sözkonusu parsel sahasının 1950’li yıllar ve öncesinde orman arazisi olduğunun belgeli olduğu,daha sonraki yıllarda ormandan açıldığının anlaşılmakta olduğu, geldisinin orman olduğu, 1953-1954 yıllarında çekili hava fotoğraflarına dayalı memleket haritasındaki yeşil renkten ve 1960 yılı çekimli hava fotoğraflarından belli olan dava konusu 18 nolu parsel sahasının 3116 ve 6831 sayılı orman yasalarına göre orman sayılan yerlerden olduğu, parsel sahası üzerinde tapu olmadığı için 4785 ve 5658 sayılı yasalarla ilişkisinin olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... ... zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle bozulması talebiyle temyiz etmektedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.