Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2983 K.2025/222

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2983 📋 K. 2025/222 📅 16.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2983 E.  ,  2025/222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Osmaniye ili Hasanbeyli/... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında 2014 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1421 parsel sayılı 2.320 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 367 ada 4 parsel numarasıyla 1.376,15 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1185 parsel sayılı 8.340,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 366 ada 71 parsel numarasıyla 15.268,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay'ca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "... yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmadığı; dosya arasında bulunan teknik bilirkişi raporu incelendiğinde, davacı adına kayıtlı yeni 367 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan sınır yerlerinin bir bölümünün, taşınmazın sınırında bulunan yol ile yoldan sonra gelen yeni 366 ada 71 parsel sayılı taşınmazda kaldığı belirtilmesine rağmen, 366 ada 71 parsel sayılı taşınmaza ait uygulama kadastrosu (22/a) tutanak aslı ve ekleri ile uygulama kadastrosuna ilişkin ada raporu, taşınmazların tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına alınmadığı; teknik bilirkişiden, taşınmazın sınırında bulunan yolun, tesis kadastrosundan önce de şu anki yerinde bulunup bulunmadığı hususu ile tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin hava fotoğrafları üzerinde yapılan çakıştırması sonucunda net olarak belirlenmediğine işaret edilerek; öncelikle, belirtilen eksik belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle uygulama kadastro faaliyetlerini denetler tarzda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve çekişmeli 367 ada 4 parsel ile 366 ada 71 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanaklarındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.