Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4753 K.2025/220
8. Hukuk Dairesi 2024/4753 E. , 2025/220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı tarafça duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Akyazı ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 59 parsel sayılı 2.962,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 yılından beri ...’ın fiili kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, yargılama sırasında 17.11.2014 tarihinde 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereği satış nedeniyle davalı ... adına kayden tescil edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Akyazı ilçesi ... Köyü 146 ada 59 parsel sayılıtaşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay'ca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "... davacı ...'ın, çekişmeli 146 ada 59 parsel sayılı taşınmazı Muhittin Hızlıoğlu mirasçılarından olan ... ’ndan 2001 yılında satın aldığını ve o tarihten beri de kendi kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, tutanağın beyanlar hanesine taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu şerhinin yazılması istemiyle eldeki davayı açtığı, ancak çekişmeli taşınmazın, dava açıldığı tarihte Hazine’nin mülkiyetinde bulunmakta ise de, yargılamanın devamı sırasında 6292 sayılı Kanun uyarınca lehine kullanım şerhi verilen davalı ...’a satılarak onun adına kayden tescil edildiğinin anlaşıldığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ise, gerekli deliller toplandıktan sonra tarafların dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ..."gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalılar lehine vekalet ücreti takdirine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.