Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3200 K.2025/199

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3200 📋 K. 2025/199 📅 15.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3200 E.  ,  2025/199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sonucunda, Diyarbakır ili Kulp ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ... mevkii 102 ada 1 parsel sayılı 6.320.119,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Kulp ilçesi ... köyünde bulunan dava dilekçesinde yerlerini belirttiği 4 adet taşınmazın davacının atalarından kaldığını, kadimden beri zilyet edildiğini ve tarımsal faaliyette bulunulduğunu, buna rağmen orman parseli olarak tespit gördüğünü ileri sürerek, 102 ada 1 parsel dahilinde kalan taşınmaz bölümlerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili ayrı ayrı cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ve 1948,1984 ve 2022 yıllarına ait hava fotoğrafları doğrultusunda 102 ada 1 parsel içerisinde yer alan (C1) rumuzlu yerin evveliyatının orman olduğu, üzerinde tarımsal faaliyetin bulunmadığı, (B) rumuzlu yerin orman sayılan yerlerden olmadığı ancak tarımsal faaliyetin bulunmadığı, ekonomik amaca uygun kullanımın olmadığı, A rumuzlu yerin orman vasfında olmadığı, hava fotoğraflarından 1948 ve 2002 yıllarında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin yapılmadığı, 1984 yılında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığı, (C2) rumuzlu taşınmaza ilişkin hava fotoğraflarından 1948 ve 1984 yıllarında tarımsal faaliyet yapıldığı, 2002 yılında tarımsal faaliyet yapılmadığı, (D) rumuzlu taşınmazda ise 1948 ve 1984 yıllarında tarımsal faaliyet yapılmadığı, 2002 yılında tarımsal faaliyet yapıldığı , Kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihi olan 22.05.2008 tarihinden önce taşınmaz üzerinde zilyetlik kurulduğu ancak (A) rumuzlu taşınmazda 2002 yılında, (C2) rumuzlu taşınmazda 2002 yılında, (D) rumuzlu taşınmazda ise 1948 yılında tarımsal faaliyetin yapılmaması nedeniyle taşınmaz üzerindeki zilyetliğin kesintiye uğradığı bu nedenle Kadastro Kanunu 14 üncü maddesindeki 20 yıllık sürenin (C2) ve (D) rumuzlu taşınmazlar yönünden tamamlanmamış olduğu, hava fotoğrafları karşısında tanık beyanlarına itibar edilmediği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce; "... mahkemece toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına, tarafların iddia, talep ve savunmalarına, tüm dosya kapsamına, tespit tarihinin 2008 yılı olmasına göre; hava fotoğraflarının stereoskopik incelemesine dayalı orman mühendisi ve harita mühendisinin müşterek imzalı 30.03.2021 tarihli raporundan; (A) rumuzu ile gösterilen taşınmazın 1948 ve 2002 yıllarında tarımsal faaliyete konu olmadığı, (C2) rumuzu ile gösterilen taşınmazın 2002 yılında tarımsal faaliyete konu olmadığı, D rumuzu ile gösterilen taşınmazın ise 1948 ve 1984 yıllarında tarımsal faaliyete konu olmamakla birlikte sadece 2002 yılında tarımsal faaliyete konu olduğu, her ne kadar davacı vekili istinafında taşınmazların kullanım görünmeyen zamanlarda nadasa bırakıldığını iddia etmişse de ziraat bilirkişinin 19.12.2021 tarihli ek raporundan yörede nadasa yer verilmeden ekonomik ve rasyonel olarak tarla tarımının yapıldığı göz önüne alındığında taşınmazların bulunduğu bölgede nadas uygulamasının yapılmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu mahkemece verilen davanın reddine ilişkin sonucun isabetli olduğu ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.