Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2470 K.2025/181

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/2470 📋 K. 2025/181 📅 15.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/2470 E.  ,  2025/181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında çekişmeli Mersin ili Tarsus ilçesi Gülek/... Mahallesi 189 ada 12 sayılı parsel, 549,83 m2 yüzölçümüyle ve kargir ev-arsa vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve çalılık taşlık durumda olduğu iddasıyla, davalı adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli 189 ada 12 sayılı parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 31.05.2017 tarihli ve 2015/16929 - 2017/4874 sayılı kararıyla; "Dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünde adına tescil kararı verilen kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; (B) harfi ile gösterilen bölümünün taşlık ve kayalık olduğu ve davalının kullanımı bulunmadığı gözetilerek bu bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar erilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu Mersin ili Tarsus ilçesi Gülek/... Mahallesi, 189 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin hüküm Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, (B) harfi ile gösterilen 208,51 metrekarelik bölüme ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 22.02.2021 tarihli ve 2020/3969 - 2021/1491 sayılı kararıyla; "Dava konusu 189 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyule hükmün onanmasına, dava konusu 189 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünde davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğuna değinilerek bu bölümün davalı adına tespit ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ifade edilmiş olmakla açıkça, bu bölüm yönünden hükmün onanmasına karar verilmemiş olması nedeniyle bu bölüm yönünden kesinleşen bir hükümden söz edilemeyeceğine göre, sicil oluşturmakla yükümlü olan Kadastro Mahkemesince yeniden 'bu bölüm hakkındaki davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline' dair hüküm kurulması gerektiği halde yazılı şekilde "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gereğine değinilerek hükmün kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu Mersin ili Tarsus ilçesi Gülek/... Mahallesi, 189 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 05.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 208,51 metrekarelik kısmı yönünden, mahkeme kararı Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğinden bu kısım hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu Mersin ili Tarsus ilçesi Gülek/... Mahallesi, 189 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 05.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 341,32 metrekarelik kısmı yönünden davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazinenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.