Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5298 K.2025/141

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/5298 📋 K. 2025/141 📅 14.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/5298 E.  ,  2025/141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabülüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 210 ada 2 parsel sayılı 1.766,83 m2 ve 125 ada 2 parsel sayılı 15.046,20 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, arsa niteliğinde ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazlar bakımından davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesinde kain 125 ada 2 ve 210 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... vekilinin dava konusu 210 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 11/1 inci maddesi hükmü uyarınca, orman kadastrosuna yönelik olarak Hazine tarafından her zaman dava açılması hukuken mümkün bulunduğundan, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesine göre yapılan orman kadastrosuna karşı Hazine tarafından askı ilan süresinde dava açılmamasının söz konusu orman kadastrosunun kesinleştiği anlamına gelmeyeceği ve bu nedenle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti yönünden en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının incelenmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği ve bu şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle düzenlenen ek rapora itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin dava konusu 210 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin 210 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 11/1 inci maddesi hükmü uyarınca, orman kadastrosuna yönelik olarak Hazine tarafından her zaman dava açılması hukuken mümkün bulunduğundan, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesine göre yapılan orman kadastrosuna karşı Hazine tarafından askı ilan süresinde dava açılmamasının söz konusu orman kadastrosunun kesinleştiği anlamına gelmeyeceği ve bu nedenle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti yönünden en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının incelenmesi suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği ve bu şekilde değerlendirme yapılmak suretiyle düzenlenen ek rapora itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Ancak; dava konusu 125 ada 2 parselin (A) ile gösterilen 9.477,20 m2'lik kısmının orman bilirkişisi raporuna ekli en eski tarihli hava fotoğrafı incelendiğinde, üzerinde bulunan ağaçların kapalılık oluşturmadığı gözlemlenmiş olup, bu haliyle orman sayılmayan yerlerden olduğu ve harita mühendisi bilirkişisi raporunda da 1984 tarihli hava fotoğrafında tarımsal kullanım ve imar ihyanın bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 125 ada 2 parselin (A) ile gösterilen 9.477,20 m2' lik kısmının orman sayılmayan yerlerden olup olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinmeye ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde sayılan şartların davalı tespit maliki lehine gerçekleştiği gözetilerek, dava konusu 125 ada 2 parselin (A) ile gösterilen 9.477,20 m2'lik kısmı bakımından Hazinenin davasının reddine ve bu bölümün tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usûl ve yasaya uygun bulunmadığından bozmayı gerektirmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi 210 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca bu taşınmaz yönünden ONANMASINA,
Davalı ... vekilinin, dava konusu 125 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davalı ... vekilinin, dava konusu 125 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 125 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.