Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2409 K.2025/115
8. Hukuk Dairesi 2022/2409 E. , 2025/115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında ... köyünde bulunan 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ...,105 ada 4 parsel ise ... adına belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği adına tespit edilmiş, dava dışı 3. kişi tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan dava sonucu Kadastro Mahkemesinin 2007/348 Esas, 2009/15 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş ve taşınmazlar tespit gibi davalılar adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili Alanya ilçesi ... köyü 105 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tesbit gördüğünü, Alanya Kadastro Mahkemesinin 2007/348 Esas, 2009/15 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazların Hazine adına tesbit görmesi gerektiğinin anlaşıldığını ve bu kararın kesinleştiğini belirterek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Kadastro Mahkemesinin 2007/348 Esas, 2009/15 Karar sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil etmese de; davalıların ekonomik amaca uygun kullanımları olmadığı yönünde güçlü delil oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile ... köyü 105 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından 105 ada 4 sayılı parsel açısından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2014 tarihli ve 2014/492 Esas, 2014/ 3733 Karar sayılı kararı ile hükmün eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ...'e karşı açılan davanın 13.09.2011 tarihinde mahkemece karara bağlandığı ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ...'e karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün aynı dairenin 14.05.2018 tarihli ve 2016/7845 Esas, 2018/3728 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; davalı ... tarafından, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin ilk hükmü temyiz etmemesi sebebi ile hükmün aleyhine kesinleştiğibu sebeple temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği, davacı Hazinenin temyiz itirazları bakımından ise taşınmazın kesinleşen orman tahdit hattına göre konumunun belirlenmediği, en eski tarihli ve tespitten 15 - 20 yıl önceye ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelenerek taşınmazın niteliği ve kullanım durumunun araştırılmadığı, Kadastro Mahkemesindeki davada eldeki dosya davacısı taraf olmadığı için karar davacı açısından kesin hüküm oluşturmasa da bahsi geçen dosyada tapu maliklerinin taraf olduğu, davacı ... ...'ın imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış olduğu ve Mahkemece gerek davacının murisi ... tarafından, gerekse davalıların murisi ... tarafından ölümlerine kadar, gerekse bu şahısların ölümünden sonra tespit tarihinden 5-6 yıl öncesine kadar hiç kimse tarafından Kadastro Kanununun öngörmüş olduğu 20 yıl süre ile nizasız ve fasılasız olarak ekonomik amacına uygun yani ekilip biçilmek suretiyle kullanılmadığı gerekçesi ile mahkemece verilen ret kararının 16. Hukuk Dairesince onandığı, bu hali ile söz konusu hükmün bu dava için kesin hüküm oluşturmazsa bile güçlü delil oluşturduğu, güçlü bir delille desteklenen olguların ancak aynı kuvvetteki delillerle aksinin ispatlanabileceği ve taşınmazdaki zilyetliğin süresi, terk edilip edilmediği hususları üzerinde durulmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ... aleyhine verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... açısından ise; dosyaya sunulan bilirkişi raporu dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgelere uyumlu olduğu, anılan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, gerek kadastro mahkemesinin dosyası, gerek yapılan keşif itibariyle dava konusu yerin özel mülkiyete elverişli olmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.