Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/4369 K.2025/138
8. Hukuk Dairesi 2022/4369 E. , 2025/138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 170 ada 17 parsel sayılı 14.996,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla niteliğinde davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi 170 ada 17 parsel sayılı taşınmaz bakımından davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup A kısmı bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, B kısmı bakımından ise oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Diyarbakır ili Eğil ilçesi ... Mahallesi 170 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 15.02.2021 havale tarihli jeodezi bilirkişi raporuna ekli 2002 yılına ait krokide (B) ile gösterilen 2915,76 m2 lik yerin dava konusu yerden ifraz edilerek aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 12080,87 m2 lik kısmın aynı ada ve parsel numarasında kalarak davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı Hazine vekili ve davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili tarafından dava konusu 170 ada 17 parselin (A) kısmına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 170 ada 17 parselin (A) kısmı bakımından davalı tespit maliki lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, harita mühendisi bilirkişi raporu ekindeki hava fotoğrafları incelendiğinde, taşınmazın temyize konu (A) bölümünün güney kısmında kullanım emareleri varsa da kuzey bölümünde kullanım emaresinin bulunmadığı, raporlarda bahsedilen taş duvarın ise taşınmazın ortasında bulunduğu görülmüş olup, bu haliyle rapor içeriği ile ekindeki hava fotoğrafı gösterimi arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde çelişkili rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü / mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre, çekişmeli taşınmaza ait tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden celp edilmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 ziraat mühendisi bilirkişisi, 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 1 fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki mevcut ve doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeye çalışılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar - ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmazda imar - ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde ve ekinde bahsedilen hava fotoğraflarının Netcad vasıtasıyla çakıştırılarak gösterildiği, önceki bilirkişi raporundaki yukarıda belirtilen çelişkileri giderecek şekilde, denetime elverişli rapor düzenlemesi istenilmeli; teknik fen bilirkişisine, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları gösterir, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.