Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8148 K.2025/66
8. Hukuk Dairesi 2022/8148 E. , 2025/66 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; Beyşehir ilçesi ... Mahallesi, ..., ..., ..., ... mevkilerinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi Köyiçi (...) mevkii 272 ada 38 parsel, ... mevkii 291 ada 106 parsel, ... mevkii 292 ada 82 parselin 1/2 hissesi, aynı mevki 294 ada 13 parsel, aynı mevkii 292 ada 69 parselin 1/3 hissesi, ... mevkii 305 ada 9 parsel, aynı mevki 372 ada 27 parselin 1/2 hissesi ve Ilıcakpınar mevkii 311 ada 10 parsel sayılı taşınmazların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun (2863 sayılı Kanun) kanun hükümleri uyarınca zilyetlikle iktisap edilemeyeceği yorumlanarak Hazine adına tespit edildiğini, ancak tespit tutanaklarında zilyet olarak müvekkilinin gösterildiğini, 70-80 yıldır müvekkili ve önceki malikleri tarafından zilyet edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi, ... mevki 311 ada 10 parsel, aynı yer ... mevki 305 ada 9 parsel, aynı yer ... mevkii 294 ada 13 parsel, 292 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin, 292 ada 82 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin, aynı yer ... mevkii 291 ada 106 parsel, aynı yer Bayındırsokak mevkii 272 ada 38 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi, ... mevkii 372 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilip mavi renk ile boyanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 89,36 m²lik kısmı yönünden davanın reddine, 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kıyı kenar çizgisi dışında kalan 253,73 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16.07.2020 tarihli ve 2020/419 Esas, 2020/419 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu 272 ada 38 parselde adına muhtesat şerhi bulunan ... kızı ...'ın (ölü ise mirasçılarının) davaya dahil edilmeyerek taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi, 372 ada 27 parsel bakımından dava dilekçesinde 1/2 payı dava edilmesine rağmen taleple bağlılık ilkesine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesine aykırı olarak kabule göre taşınmazın tamamının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi, dava konusu 305 ada 9, 292 ada 82 ve 69 parsellerin .../... Mahallesi 376 ada 2 parsel numaralı orman nitelikli taşınmaza komşu olmasına rağmen hava fotoğrafları ve bundan üretilen memleket haritaları üzerinde inceleme yaptırılmadan yetersiz orman bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılmasının doğru olmadığı, ayrıca Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 17.04.2017 tarihli ve 1089 sayılı yazısı ile 272 ada 38 parselin kültür varlığı olarak tescil edildiği belirtilmesine rağmen sit alanının nevi ve derecesinin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünden sorulmadığı, keşfe katılan arkeolog bilirkişi raporunda taşınmazlar üzerinde 2863 sayılı Kanun kapsamına giren herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı, taşınmazların arkeolojik sit alanları içerisinde kalmadığı belirtildiği halde, bu tespitin hangi belge veya bilgilere dayandığı ve taşınmaz üzerindeki yapı hususunda açıklamaya yer verilmediği, söz konusu yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, fen bilirkişisi tarafından dava konusu taşınmazların milli park sahasına göre konumu hakkında rapor sunulmadığı, milli parklar idaresinin cevabi yazısı ile yetinildiği ve veraset kararının tarih ve numarası belirtilmeden tescil kararı verilerek infazda tereddüte sebebiyet verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen 372 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 89,36 m²'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, dava konusu edilen diğer taşınmazların ise zilyetlikle iktisap edilebilen yerlerden olduğu, davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarını sağladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddine, Konya ili, Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, ... mevkii 311 ada 10 parsel, aynı yer ... mevkii 305 ada 9 parsel, aynı yer ... mevkii 294 ada 13 parsel, 292 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin, 292 ada 82 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin, aynı yer ... mevkii 291 ada 106 parsel, aynı yer ... Sokak mevkii 272 ada 38 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, ... mevkii 372 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilip mavi renk ile boyanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 89,36 m²lik kısmı yönünden davanın reddine, 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kıyı kenar çizgisi dışında kalan 253,73 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının ½ hissesinin iptali ile ½ hisse ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriği ve toplanan delillere göre usulünce yapılan orman araştırması gereğince orman sayılmayan, 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibarı ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, Mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmediği, ancak muhdesatların aidiyeti yönünden çekişme olmadığı, dava değerinin zemin değeri üzerinden belirlenmesi gerektiği, bu nedenle 272 ada 38, 291 ada 106 parsel üzerindeki muhdesatların ve 292 ada 69 parsel, 292 ada 82 parsel, 372 ada 27 parselin dava dışı paylarının değerinin dava değerine eklenerek hazine aleyhine fazladan vekalet ücreti tayin edilmesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabi yazısına göre Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin (RG-27/10/2017-30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince 272 ada 38 parsel dışında “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmaması, Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün cevabi yazısına göre 272 ada 38 parselin korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair kayıt konmaması, taraflarca getirilme ilkesinin 6100 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin kıyas yoluyla yorumlanması sonucu kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin yargılama giderleri yönünden kısmen kabulü ve resen gözetilen nedenlerle kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, ... mevkii 311 ada 10 parsel, aynı yer ... mevkii 305 ada 9 parsel, aynı yer ... mevki 294 ada 13 parsel, 292 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin, 292 ada 82 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin, aynı yer ... mevkii 291 ada 106 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, ... mevki 372 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilip mavi renk ile boyanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 89,36 m²lik kısmı yönünden davanın reddine, 27.09.2019 havale tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kıyı kenar çizgisi dışında kalan 253,73 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının ½ hissesinin iptali ile ½ hisse ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi ... Sokak mevkii 272 ada 38 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müteveffa ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" şerhinin konulmasına, karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu Beyşehir ilçesi ... Mahallesinde bulunan ...Koruma sahası ve Milli Parkı sınırları içerisinde kalan taşınmaza yönelik olarak Mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edildiğini, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğunu, Mahkeme tarafından bu hususun yargılama boyunca göz ardı edildiğini ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'na aykırı hüküm kurulduğunu, taşınmazların korunması gerekli kültür varlığı olması hususunun zilyetlikle kazanıma engel olduğunu, bu durumda taşınmazlar hakkında özel mülkiyete konu olacak şekilde karar verilmesi ve diğer yandan tapu kaydı üzerine bu şerhin verilmesinin çelişkili hüküm sonucunu doğurduğunu, bilirkişilerin dava konusu taşınmazın niteliklerini ortaya koymakla beraber kendilerine tevdi edilen görev sınırlarını aşarak taşınmazların ...Milli Parkı Koruma sahası içinde kaldığını tespit etmelerine rağmen zilyetlikle kazanılabilecekleri yönünde yorumda bulunduklarını, hukuka aykırı olarak tanzim edilen raporlara dayanılarak hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının Mahkeme tarafından kabul görmediğini, yargılama esnasında Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ...Milli Park sınırlarının değiştiğini, dava konusu taşınmazların yeni hali ile milli park sınırları dışına çıkarılmalarına rağmen zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, aksi düşünülse dahi anılan değişikliğin yargılama esnasında gerçekleşmiş olması nedeniyle müvekkili idarenin yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretine mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkili idarenin sebep olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.