Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2838 K.2025/93

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2838 📋 K. 2025/93 📅 13.01.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2838 E.  ,  2025/93 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, 249 ada 16 parsel sayılı 444,24 metrekare yüzölçümünde ve tarla vasfındaki taşınmazın 03.07.2013 tarihinde senetsizden, üzerinde iki katlı kargir ev bulunduğu ve ...'in kullanımında olduğu şerhi ile Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Antalya ili, Alanya ilçesi ... Beldesi 249 ada 16 parsel sayılı taşınmazı 1998 yılında satın aldığını, 20 yılı aşkın süredir kullandığını, taşınmazın içerisinde 3 katlı evi ve ağaçlarının olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerine yapılan binanın inşaatının 2000 yılında tamamladığını ve o yıldan itibaren bina vergisini ödediğini, taşınmazın mer'a ya da orman vasfında olmadığını, taşınmaz hakkında bugüne kadar kimse tarafından mülkiyet amacı ile tescil davası açılmadığını, davacılar açısından olağanüstü zamanaşımı yoluyla taşınmazın mülkiyetinin tescili için gereken tüm şartların oluştuğunu belirterek davaya konu taşınmazın satış sözleşmesinde yer aldığı üzere davacılar adına eşit oranda tapuda tescilini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2020 tarihli ve 2018/326 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiş, karara ilişkin olarak davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulması sonrasında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2020/707 Esas, 2021/25 Karar sayılı kararı ile; imar ihyanın hangi tarihte başladığının tespiti ile sonuca göre karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 444 metrekare alanlı olduğu, büyük bir kısmının ev yapılmak suretiyle kullanıldığının görüldüğü, evin güney ve kuzey taraflarına kalan boşluklarda hobi amaçlı meyve ağacı dikmek ve sebze yetiştirmek suretiyle kullanıldığı, dava konusu taşınmaz içerisinde bulunan muhdesatın taban kısmı dikkate alındığında keşif tarihi itibariyle takribi 24-25 yıllık bir yıpranmaya sahip olduğunun tespit edildiği, mahalli bilirkişi beyanlarıyla 1997-1998 yılları arasında yapılmış olduğunun doğrulandığı, taşınmazın 1989 yılı hava fotoğraflarında doğal eğimli içerisinde seyrek formda çalıların olduğunun tespit edildiği, taşınmaz içerisinde yer alan mevcut bitkiler dikkate alındığında taşınmaz içerisinde yapılan evden sonra dikimlerinin gerçekleştiği tespit edilmiş, zaman içerisinde yapılan ev ile bitki florasının şekillenmiş olduğunun görüldüğü, dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlar ile ilişkisi incelendiğinde 1989 yılı hava fotoğrafında çevresinde bulunan taşınmazların kuru hububat arazi niteliğinde oldukları yıllar içerisinde ev yapmak, ağaç dikmek, sera yapmak suretiyle imar ve ihya değişikliklerine gidilerek kullanılmış olduğunun görüldüğü, taşınmazın 1989 yılı hava fotoğrafında batı sınır taşınmaz ile taşınmazın sınırının net bir şekilde ayrılmakta olduğu, yine kuzeyinde kalan komşu taşınmazın teraslama işlemlerinin mevcut olduğu ve bu iki taşınmazın kuru tarım arazi olarak kullanıldıklarının tespit edildiği, taşınmaz içerisinde ve çevresinde yapılan imar ihya değişikliklerinden dolayı taşınmazın evveliyatı ile detaylı bilgi hava ve uydu fotoğrafları ile tespit edilmeye çalışılarak taşınmazın bulunduğu bölgede 1989 yılı hava fotoğrafından sonra 2009 yılı uydu fotoğrafının mevcut olduğu, bu zaman aralığında teknik bir belge bulunmaması ve taşınmaz içerisinde yer alan bitki florasının sonradan değişmesi taşınmazın kullanım başlangıcı için kesin tarih belirlenmesine yardımcı olmadığı, bu nedenle 1993 yılında kesin kullanım vardır yada yoktur diye bir yorumda bulunulmasının imkansız olduğunun rapor edildiği, bu nedenle dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından ve yeniden aldırılan bilirkişi heyet raporundan taşınmazda 1993 yılı ve öncesinde imar ve ihya işlemine başlandığının tam olarak ispat edilemediği anlaşılmakla davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu taşınmazda 1989 yılında hiçbir imar ihya çalışması olmadığı çalı türü bitkilerle dolu olduğu bu nedenle 1993 yılına kadar davacı öncesi zilyetlerin taşınmazın imar ihyasını 1993 yılına kadar tamamlandığına ilişkin yeterli delil olmadığı, 1989 yılında çalılık ile kaplı taşınmazın batı sınırındaki taşınmazdan ayrılmasının davaya konu taşınmazın değil diğer taşınmazın kullanıldığını gösterdiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.