Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8775 K.2025/9568
9. Hukuk Dairesi 2025/8775 E. , 2025/9568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1530 E., 2025/1667 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/116 E., 2025/137 K.
MAHKEMESİ : Bursa 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/533 E., 2024/33 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 21.05.2002 tarihinde çalışmaya başladığını, davalı tarafından iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini ve tazminatlarına karşılık 48.000,00 Türk lirası (TL) ödenmesinin taahhüt edildiğini ancak işten çıkarıldıktan sonra hesabına yalnızca 4.853,00 TL ödendiğini, işten çıkarıldığı hâlde Sosyal Güvenlik Kurumuna 31.12.2018 çıkış tarihiyle istifa gösterildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen dava dilekçesinde ise 01.09.20 19... ... nolu ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep konularıyla ilgili yürütülmüş ve anlaşma ile sonuçlandırılmış bir arabuluculuk faaliyetinin bulunduğunu, anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağını, arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali yönünde açılan Bursa 7. İş Mahkemesinin 2020/175 esas sayılı dosyasında davanın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 15.06.2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunun somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi ek raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli kararı ile; Mahkemece eksik olduğu bildirilerek tamamlanması istenilen harçlar tamamlanmadığından, davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince, davalının birleşen dosya yönünden 615,40 TL istinaf karar harcını ve asıl dosya yönünden 1.718,10 TL nispi istinaf karar harcını yatırması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344/1 hükmü gereğince davalı vekiline usulüne uygun şekilde çıkarılan muhtıranın 09.06.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı vekilince verilen kesin süre içinde eksik harçların yatırılmadığı, bu nedenle Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesi gereğince istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Arabuluculuk başvurusu olmadan dava açılmasının hatalı olduğunu,
2. Davacının talep konuları ile ilgili olarak yürütülmüş ve anlaşma ile sonuçlanmış arabuluculuk faaliyeti olduğunun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair kararın usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.