Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8219 K.2025/8969
9. Hukuk Dairesi 2025/8219 E. , 2025/8969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1937 E., 2025/2131 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/535 E., 2025/120 K.
BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/560 E., 2024/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; bu dava ile iptali istenen davalı ... (Bakanlık) yetki tespit yazısı süresi içerisinde düzenlenmediğinden yetki belgesinin hükümsüz kaldığını ve yetkinin düştüğünü, yetki belgesinin süresinde düzenlenmemesinin açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı ... Sendikasının (Sendika) 07.05.2018 tarihli başvurusundaki üye sayısına dayanılarak Mahkeme kararına binaen verilen yetki belgesinin, Sendikanın bugün itibarıyla sahip olduğu üye sayısının yasal düzenlemelere göre yetkili olmak için gerekli bulunan sayısal çoğunluğu sağlayamadığından ve sendikanın işyerindeki üye sayısının 3/4'ünü ve hatta neredeyse üye sayısının tamamını yetki belgesinin kesinleşme tarihi itibarıyla kaybettiğinden yetki belgesine sahip olmasının hakkaniyete uygun sonuçlar doğurmayacağının açık olduğunu, Sendikanın yetkinin düşürülmesine karar verilmesi hâlinde dahi hiçbir şekilde işçilerin anayasal hakkı olan örgütlenme hürriyetinin önüne geçilemeyeceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın yetkisizliğinin tespitine, yetki tespitinin iptaline ve Sendikanın yetkisinin düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika tarafından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 46/1 hükmünde öngörüldüğü üzere müvekkili Şirkete toplu görüşme çağrısı yapılmadığını, davalı Sendikanın üye sayısının neredeyse tamamını kaybettiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle yetki belgesinin hükümsüz kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; davacının dürüstlük kurallarına aykırı olarak dava açtığını, muvazaalı işlemlerle yetki alınmasını engellediğini, kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini, gerek diğer davalı Bakanlığın gerekse de müvekkili Sendikanın toplu görüşme sürecine dair işlemlerinin Kanun gereği olup hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uyulmadığını, davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yetki belgesinin süresinde verilmediğine ilişkin itirazın gerçeği yansıtmadığını, üye sayısının tespitinde başvuru tarihinin esas alınması gerektiğini, müvekkili Bakanlığın, dava konusu yetki tespiti işleminin mevzuata uygun ve yerinde olup, yetki tespiti kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yetki tespitinin iptalini gerektirir bir durumun kanıtlanmadığı, yasal süre içinde toplu görüşme çağrısı yapıldığı, yetki belgesini hükümsüz kılacak bir durum olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yetki tespitinin iptali ile yetki belgesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.