Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8057 K.2025/8369
9. Hukuk Dairesi 2025/8057 E. , 2025/8369 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/736 E., 2025/929 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/415 E., 2024/419 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendika tarafından müvekkili işyeri bakımından yapılan başvuru üzerine davalı Bakanlıkça verilen 04.04.2023 tarih ve 239715 sayılı yetki tespit yazısının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 4 işyerinden oluşan bir işletme olduğunu ve tüm işyerlerindeki toplam işçi sayısının dikkate alınması gerektiğini, işletmenin tamamındaki işçi sayısının yetki başvurusu tarihinde 1 57... olduğunu, ayrıca Bakanlık tespitine konu edilen işyerlerinin farklı işkollarında olduğunu, Erzurum ve Uşak işyerlerinde müvekkilinin alt işveren olarak hizmet verdiğini, toplu iş sözleşmesini kendisinin değil asıl işverenin yapabileceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle 04.04.2023 tarih ve 239715 sayılı yetki tespit yazısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacının yargılamayı sürüncemede bırakmak maksadıyla somut delille desteklenmeyen iddialar ileri sürdüğünü, davacı işveren tarafından Kurumlara verilen bilgi ve belgelere göre yapılan tespite itiraz edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının müvekkili Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda 4 işyerinin olduğunu, işkoluna ilişkin iddiaların dikkate alınamayacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 4 işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, bu doğrultuda Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, Bakanlık kayıtlarına göre yetki tespitine esas alınan işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer aldığını, yetki tespit tarihinde davacıya ait işyerlerinde 157 işçinin çalıştığı, 67 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yetki tespitine esas alınan işçi ve üye sayılarının hatalı olduğunu, sendikalı çalışanların büyük bir kısmının sendika üyeliğinden çekildiğini, Erzurum ve Uşak illerinde bulunan işyerlerinin faaliyet gösterdiği işkolunun davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer almadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.