Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7498 K.2025/8415
9. Hukuk Dairesi 2025/7498 E. , 2025/8415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1269 E., 2025/1343 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/177 E., 2023/172 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.10.2015-25.02.2021 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde sonlandırıldığını, müvekkilinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğunu, müvekkilinin ücretinin ihtardan sonra kendisine ödenmediğini, müvekkilinin ücretinin 3.330,00 TL sabit ücret ve kilometre primi, mazot primi ve hamal ücretinin toplamından oluştuğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışma yapılması durumunda karşılığı ücretin ödendiğini, bu durumun imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığını, davacının herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullandırılmayanların da karşılığının ödendiğini, davacının ücret alacağının bulunmadığını, mazot litre miktarlarında herhangi bir düşüş yapılmadığını, her çalışana aynı prim uygulandığını, prim oranlarında bir değişiklik yapılmadığını, davacının hizmet süresine denk gelen ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça dosyaya ibraz edilen davacıya ait dönem bordrolarının incelenmesinde, 2017-2020 arası dönemlere ait oldukları, bazı dönem bordroları bulunmamakla birlikte imzalı oldukları, son ücret bordrosu olan Kasım 2020 bordrosuna göre aylık çıplak ücretinin brüt 3.050,00 TL olduğu, ücret bordrolarında çıplak ücret dışında her ay değişen miktarlarda km primi ve mazot primi açıklamasıyla ek ödemeler yapıldığı, banka kayıtları ile dosyaya sunulan ücret bordrolarının uyumlu oldukları, davacıya ait 2021 yılı dönem bordrolarının dosyaya sunulmadığı, davacının aylık ücretinin "sabit ücret + km primi + mazot primi" şeklinde belirlendiği, davacıya Ağustos 2019 döneminde fazla çalışmalar hariç net 5.928,18 TL ücret tahakkuk edildiği, davacının kıdemi, tanık beyanları, geçmiş dönem ücretleri dikkate alınarak aylık net ücretinin tanık beyanları ortalaması alınarak 6.000,00 TL olduğunun, tanık beyanları uyarınca aylık yemek ücretinin bu ücret içerisinde bulunduğunun kabul edildiği, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, dosyaya ibraz edilen takograf kayıtlarının 17.02.2021-07.10.2021 tarihleri arası döneme ilişkin olduğu, davacının iş sözleşmesinin 25.02.2021 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında davacıya ait olmadıklarının anlaşıldığı, davacı tarafça fazla çalışmanın ispatında tanık deliline dayanıldığı, tanıkların ifadeleri fazla çalışmanın tespiti için elverişli olmayıp tır şoförlüğü yapmakta olan davacının tek şoför olarak sefere çıktığı göz önünde bulundurulduğunda görgüye dayalı bilgileri de bulunmadığı, taraf tanık beyanlarında davacının aracı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) sürüş sürelerine uygun olarak kullandığını beyan etmiş olmaları göz önünde bulundurularak imzalı ve fazla çalışma tahakkuku bulunan dönem dışlanmak suretiyle diğer dönemler yönünden davacının KTK mevzuatı dikkate alınarak fazla çalışma ücreti alacağının hesaplandığı, davacının dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı, davacıya ait Ocak ve Şubat 2021 dönem bordrolarının sunulmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça bu dönem ücret alacaklarının ödendiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen ve davacı asılın beyanından asılın eli ürünü olduğu anlaşılan ve imzasının yer aldığı 25.02.2021 tarihli dilekçenin incelenmesinde, 'İş yerinizden kendi serbest irademe dayalı olarak özel nedenlerden itibarı ile ayrılmak istiyorum. Gerekenin yapılmasını arz ederim.'' şeklinde düzenlendiği, davacı tarafça bu istifa dilekçesinin işe giriş tarihinde alındığı iddia edilmekle tarihin davacı eli ürünü olmadığına dair bir itiraz ve inceleme talebi bulunmadığı, davacı tanığınca işe girişte bilgisayar çıktısı imzalatıldığı beyan edilmekle dosya arasındaki dilekçenin davacının eli ürünü olduğu, davalı tanıklarının iş sözleşmesinin davacı tarafça sonlandırıldığını beyan ettikleri, bu kapsamda iş sözleşmesinin davacı tarafça düzenlenen işbu dilekçeye istinaden sona erdiğinin kabul edildiği, istifa dilekçesinde ''özel nedenlere'' dayanılmakla yerleşik Yargıtay uygulaması gereği bu ifadenin alacak iddiası ile haklı feshe dönüştürülemeyeceği, haklı feshe konu edilebilecek özel nedenlere dayanılmadığı gibi bu konuda dosyaya delil sunulmadığı, iş sözleşmesinin istifa suretiyle davacı tarafça sonlandırıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların fesih hakkındaki iddia ve beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacı işe başladığında işe başlama evrakları arasında istifa dilekçesinin de imzalatıldığının anlaşıldığı, bu durumun iş arayan davacının zor durumundan faydalanma mahiyetinde olduğu, istifa dilekçesinin irade fesadı ile alındığı kanaatine varıldığı, anlatılanlar kapsamında dosya arasına sunulan istifa dilekçesine itibar edilemeyeceğinden davacının iş sözleşmesine istifa ile son verdiğinin dosya kapsamında ispat edilemediği, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği, ücret tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma bakımından KTK'daki sürelerin dikkate alınmasının doğru olmadığı, davacının ücretinin dosya kapsamına sunulan ücret bordrolarından farklı kabul edilmesi sebebiyle tahakkuk bulunan aylar bakımından fark fazla çalışma alacağının bulunacağı gözetilerek 13.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda bordrolardaki tahakkuklar dikkate alınarak hesaplanan miktarın hüküm altına alındığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bakımından ise kayda dayalı hesaplama yapılmayıp tamamen görgüye dayalı olmayan tanık beyanlarına göre hesaplama yapılması sebebiyle bu alacak kaleminin reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafın son iki aylık ücretinin ödenmediğini belirterek ücret alacağı talebinde bulunduğu, dosya kapsamında davacının talep ettiği aylara ilişkin olarak ücretlerin ödendiğine dair imzalı ücret bordrosu veya ödeme kaydı sunulmadığından davacının talebine uygun olarak ve dosya kapsamına uyumlu hesaplamalara göre ücret alacağı talebinin hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmediği, davalı tarafından davacının imzasını taşıyan imzalı yıllık izin defteri veya eş değer bir delil dosya arasına sunulmadığı, hâl böyle olunca davacının yıllık izin alacağının hizmet süresi ve duruşmadaki beyanı dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının hür iradesi ile istifa ettiğini,
2. Takograf kayıtlarının resmî kayıtlar olduğunu, tanık anlatımlarına göre fazla çalışma ücreti alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu,
3. Davacıya tüm ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, davacının tüm yıllık izinlerini düzenli bir şekilde kullandığını,
4. Davacının ücretinin kendisine banka kanalıyla ödenen meblağ kadar olduğunu, bunun dışında davacıya ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin miktarı ile ücret, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.