Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6637 K.2025/8201
9. Hukuk Dairesi 2025/6637 E. , 2025/8201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/4027 E., 2025/820 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/439 E., 2020/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.04.2010-11.02.2017 tarihleri arasında davalı Şirkette haber direktörü olarak çalıştığını, kendisine hiçbir uyarı yapılmadan ve savunması alınmadan iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin eki niteliğinde olan iç yönetmeliklerin her çalışan için bağlayıcı olduğunu, yayın ilkelerinin 07.01.2013 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, bu ilkelere uyulması gerektiğinin çeşitli zamanlarda ve 05.12.2016 tarihinde e-posta yoluyla tüm çalışanlara duyurulduğunu, davacıya sözlü olarak da birçok kez bildirildiğini ancak davacının uymadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, davacı işçiye yapılan fesih bildiriminde davacının iş sözleşmesinin "4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesindeki işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi" sebebine dayandırılarak feshedildiği bildirilmişse de fesihten önce davacıya bireysel ve somut bir hatırlatma yapılmadığı, tüm çalışanlara ortak e-posta gönderildiği, bunun kanunda tanımlanan, sözleşmesi feshedilen işçiye özel bir hatırlatma ve/veya uyarı anlamında olmadığı, davacının imzalayarak kabul ve taahhüt ettiği yayın ilkelerine aykırı davranışı olsa dahi bu davranışın davacı işçiye somut ve bireysel olarak bildirilmediği takdirde kanunda tanımını bulan hatırlatma ve hatırlatmalara rağmen aynı davranışta ısrar olamayacağı anlaşıldığından davacının davranışlarının geçerli fesih nedeni olabileceği düşünülse dahi haklı fesih nedeni olamayacağı, davacının son ücretinin aylık net 8.819,47 TL, brüt 12.150,00 TL olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, buna göre davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davacının aylık net ücretinin 13.903,00 TL olduğunu iddia ettiği, sunulan banka kayıtları, imzasız bordrolar dikkate alındığında bordrolarda ikramiye ve sosyal yardım olarak gösterilen tahakkukun esasında davacının temel ücreti olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının talebi ile bağlı kalınarak, davacının ücretinin net 13.903,31 TL, brüt 19.981,55 TL olduğunun kabulü ve hizmet süresine göre 14.10.2019 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplama doğrultusunda karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini,
2. Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 14.10.2019 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile ücretin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.