Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6737 K.2025/8079

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6737 📋 K. 2025/8079 📅 20.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/6737 E.  ,  2025/8079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/152 E., 2025/1816 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/656 E., 2024/792 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence 12.11.2021 tarihinde feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında ... İş Mahkemesinin 2021/1760 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkili tarafından ... 17. Noterliğinin 20.10.2022 tarihli ve ... sayılı ihtarnamesiyle işe iade iradesi ile başvuruda bulunulduğunu, ancak 27.10.2022 tarihinde davalı tarafça tazminatlar ödenerek işe başlatmama iradesinin ortaya konduğunu, iş sözleşmesinin 27.10.2022 tarihinde feshedildiğinin kabulü gerektiğini, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık kıdemi de eklenmek suretiyle hesaplanacak hizmet süresine göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının süresi içinde hukuka uygun bir işe iade talebi bulunmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirketin ... ... Belediyesinin alt işvereni konumunda olduğunu, davanın ... Belediyesine ihbarı gerektiğini, müvekkili Şirketin alt işveren sıfatıyla kıdem tazminatı alacağından sorumlu tutulamayacağını, davacının tüm çalışma süresinin müvekkili Şirket nezdinde geçmediğini, davacının çalışma süresinin bir bölümünü ... nezdinde geçirdiği sabit olduğundan davanın bu Şirkete de ihbarı gerektiğini, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullandığını, iş sözleşmesi feshedilirken ihbar tazminatı alacağı ödendiğinden bu talebin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından açılan işe iade davasında feshin geçersizliğine karar verildiği; ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesinin ardından süresi içerisinde yapılan işe iade başvurusuna rağmen davacının işe başlatılmayarak 27.10.2022 tarihi itibarıyla işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ödenmiş olması nedeniyle feshin 27.10.2022 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği; dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu ve işyeri kayıtlarına göre davacının 31.01.2001 - 12.11.2021 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığı, toplam hizmet süresinin 20... ay 21 gün olduğu, işe iade davası süresince geçen 4 aylık boşta geçen sürenin de eklenmesiyle toplam hizmet süresinin 20... ay 7 gün olduğu; yapılan emsal işçi ücreti araştırılması neticesinde kapsama alınan ek bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının son brüt ücretinin 14.338,65 TL olduğunun kabulü gerektiği; davacının kıdemine göre 428 gün yıllık izne hak kazandığı, yıllık izin belgelerine göre 356 gün iznin kullanıldığı, 14 gün izin karşılığı olan ücretin ise ödendiği anlaşıldığından davacının bakiye 68 gün yıllık izin karşılığı ücret alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen işe iade davası ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden, davalı işverenin geçersizliğine hükmedilen fesih sonrasında davacı işçiyi işe başlatmadığı, davacının işe başlatılmadığı tarih dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan alacağın da bulunmadığı, işe iade davasında haklı fesih savunmasının yerinde görülmediği ve kararın kesinleştiği, ispat yükü üzerinde bulunan davalı işverence davacıya yıllık izinlerinin tamamının kullandırıldığının veya karşılıklarının ödendiğinin de yazılı belgeler ile ispatlanamadığı, kamu ihale mevzuatındaki kıdem tazminatına ilişkin ileri sürülen sorumluluk hükümlerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 hükmündeki düzenlenen müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerde bir değişiklik yapmadığını, davacının alt işveren sıfatıyla alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-(e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında alınan işler için sorumluluğun kamu kurumuna ait olduğundan husumet itirazında bulunduklarını,
2. Talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin, sözleşme çerçevesinde ihtiyaç üzerine işyeri değişimi sonrasında işe devamsızlık etmesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanmadığını,
4. Dosyada yer alan yıllık ücretli izin talep formlarından da görüleceği üzere davacının hak kazandığı tüm izinlerini kullandığını, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca işçinin izin isteğini en az 1 ay önceden işverene bildirmesi gerektiğinden bu yönde talebi olmayan davacının yıllık izin ücretine hak kazanamayacağını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zamanaşımı, husumet, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.