Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6618 K.2025/8108
9. Hukuk Dairesi 2025/6618 E. , 2025/8108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1107 E., 2025/1003 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/293 E., 2024/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverenin müvekkilinin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi aşamasında kıdem tazminatının 12 taksitte ödeneceğini belirterek kıdem tazminatına ilişkin bordro düzenlediğini, ilk taksitin ödendiğini ancak diğer taksitlerin ödenmediğini, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla bakiye kıdem tazminatı için icra takibi başlatıldığını ve davalı işverence itiraz edildiğini, davacı ve onlarca çalışanın kıdem tazminatının 12 taksit şeklinde ve faizsiz olarak ödenmesini kabul etmediğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile birlikte erken emeklilik şartlarını taşıyan 137 işçinin eş zamanlı olarak emeklilik talebinde bulunduğunu, toplam kıdem tazminatı hak edişlerinin öngörülebilir olmadığından bir anda ödenmesinin mümkün olmadığını, çalışanların 12 taksitle ödeme teklifini kabul ettiğini ve ilk taksitin ödendiğini ancak davacının da aralarında bulunduğu bir kısım işçinin anlaşmaya aykırı olarak icra takibi başlatmaları sebebiyle takibe itiraz ettiklerini, takibe konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı işveren tarafından düzenlenen bordroda tahakkuk ettirilen kıdem tazminatının taksitli ödenip ödenmemesi konusunda ihtilaf bulunduğu, davacı işçi ile kıdem tazminatının 12 taksit hâlinde ödenmesi hususunda anlaşma yapıldığı yönünde yazılı herhangi bir bilgi, belge ve delil sunulmadığı ve alacak likit olduğundan davacı lehine icra ve inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bizzat davalı işveren tarafından düzenlenen bordro ve ibranamede belirtilen kıdem tazminatından, yine davalı işveren tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesi mahsup edilerek bakiye kıdem tazminatı hesabının asıl alacak üzerinden yapıldığı, davalı işverenin kıdem tazminatı ödemesi gerektiğini ve ödeyeceği kıdem tazminatı miktarını bildiği, takip konusu konusu alacağın işverence belirlenebilir ve likit olduğu, İlk Derece Mahkemesince borca itirazında haksız çıkan davalının, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının, müvekkili Şirket ile arasındaki anlaşma şartlarına uymadığını,
2. Davacının da aralarında bulunduğu işçilerin kıdem tazminatının 12 taksit hâlinde ödenmesi teklifini kabul ettiğini ve ilk taksitin ödendiğini,
3. Takibe konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
4. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hükme esas alınmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu kıdem tazminatının ödenmesi hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve buna göre itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği ile icra inkar tazminatı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.