Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6386 K.2025/7970
9. Hukuk Dairesi 2025/6386 E. , 2025/7970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/791 E., 2025/1144 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorlu 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/85 E., 2025/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kablo ve bakır imalâtı ile uğraşan ve uzun yıllardır sektörde kablo imalatı alanında hizmet veren bir Şirket olduğunu, iki farklı üretim tesisinde birbiriyle bağlantılı işler yapıldığını, müvekkili Şirket tarafından 28.01.2022 tarihinde işyerindeki asıl iş dışındaki yardımcı işlerden olan güvenlik, bakım-onarım, sevkiyat, depolama, kalite-kontrol, yemekhane, şoförlük, metraj aktarma, granül makara boyama, bilgi işlem ve temizlik işlerini alt işverene vermek için işletmesel karar alındığını, 28.01.2022 tarihli Yönetim Kurulu kararı alındıktan sonra ... 25.02.2022 tarihinde yetki tespit yazısı aldığının öğrenildiğini, müvekkili Şirketin 28.01.2022 tarihli Yönetim Kurulu kararına istinaden, müvekkilinin aradığı iş alanında tecrübesi bulunan ve aynı zamanda yetkililerinin müvekkili Şirket yetkilisi ile hemşehri olması sebebi ile ...(... Şirketi) ile 26.06.2022 tarihinde sözleşme imzaladığını, iş bu sözleşmenin imzalanması ile birlikte de dava dışı Şirketin 01.07.2022 tarihinde alt işveren olarak faaliyetlerine başladığını, davacı Şirket ile dava dışı Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisine dair hiçbir şekilde muvazaalı işlem bulunmadığını ileri sürerek ... Rehberlik ve Teftiş Kurulunun 31.10.2022 tarihli ve ... sayılı raporunun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... İş Müfettişlerince davacı işyerinde yapılan teftiş neticesinde düzenlenen 31.10.2022 tarihli ve ... sayılı İnceleme Raporunda; işverenliğin yardımcı işleri alt işverene verme kararının 2022 Ocak ayında aldığına ve bu bağlamda harekete geçtiğine (fiyat teklifi alma, araştırma yapma, vb.) ilişkin her hangi bilgi, belge, veri olmadığı, fabrika sahasında yapılan ziyaretlerde asıl işveren ve alt işveren işleri ile işçilerinin ayrımına dair bir belirtiye rastlanılmadığı, iş elbiselerinde "..." amblemi olduğunun görüldüğü, alt işverenin kendisine verilen işlere ilişkin olarak alt işverenliğe özgü yapılanma ve organizasyon kurmadığı, alt işverene verilen işlerin hâlen asıl işverenin yapılanması ve organizasyonu ile sürdüğü, işçilerin asıl işverenin sigorta sicil numarasında ayrı olarak alt işveren bünyesindeki sicil numarasında işlem gördükleri, 2022 Şubat ayında kablo fabrikasında 79 işçinin, bakır fabrikasında 69 işçinin çalıştığı, yetki yazısına göre işverenlik bünyesinde çalışan 140 işçiden 79 işçinin sendika üyesi olduğu, alt işverene geçiş teklifi yapılan 48 işciden 41 işçinin sendika üyesi olduğu, alt işverene geçiş teklifini kabul etmeyip iş sözleşmesinin bu nedenle ve bu grup içinde mesaiye gelmeme nedeniyle işten çıkarılan işçiler dâhil olmak üzere 2022 Mart ayından sonra toplam 54 işçinin iş sözleşmesinin işverenlikçe çeşitli nedenlerle feshedildiği, iş sözleşmesi feshedilen 54 işçinden 46 işçinin sendika üyesi olduğunun görüldüğü, teftiş tarihi itibarıyla işverenlik bünyesinde (bakır+kablo) hâlen çalışmaya devam eden işçilerden sadece 14 işçinin üyeliğinin devam ettiğinin görüldüğü, davacı Şirket işyerinde yapılan incelemeler ve beyanı alınan işçilerin ifadeleri doğrultusunda davacı Şirket ve dava dışı ... arasındaki alt işverenlik ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu'na uygun olmadığının ve asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile dosya münderecatı deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; işverenin 28.01.2022 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile asıl iş dışında kalan yardımcı işlerin alt işverene devredilmesi ile maliyetleri azaltmayı hedeflediği, ancak aldırılan bilirkişi raporunda yer verilen 20 22... yıllarına ilişkin mali veriler incelendiğinde, maliyetlerin azalmadığı aksine tüm gelir kalemlerinde olduğu gibi maliyet kalemlerinde de artış görüldüğü, 28.01.2022 tarihli alınan Yönetim Kurulu kararının noter tasdikli olmadığı, yardımcı işlerin alt işverene verilmesi yönünde asıl işveren tarafından herhangi bir görev dağılımı, norm kadro çalışması yapılmadığı, bu yönde davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, işletmesel karar alındıktan sonra işin verileceği alt işveren firmalar ile ilgili herhangi bir piyasa araştırması ya da fiyat teklifi alındığına ilişkin davalı işverenlikçe herhangi bir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı, işveren vekili tarafından “ilgili evrakların işten ayrılan bir önceki müdürün mailinde olduğu ve mailin kapatıldığından evraklara ulaşılmadığı"nın beyan edildiği, her ne kadar davacı tarafça işverenliğin işyerindeki yardımcı işlerin alt işverene verilmesi kararının yetki yazısının tebliğinden önce yani 2022 yılı Ocak ayında alındığını beyan etmesine ve buna ilişkin Yönetim Kurulu kararını dosyaya ibraz etmesine rağmen bu tarihten itibaren harekete geçtiğine, fiyat teklifi aldığına, araştırma yaptığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve verinin dosyaya ibraz edilmediği, ifadesine başvurulan işçilerin alt işverene geçişin yetki yazısı geldikten sonra 2022 yılı Haziran ayı gibi gündeme geldiğini beyan ettikleri, işyeri fabrika sahasında asıl işveren ile alt işveren işlerinin ve işçilerinin ayrımına dair bir belirtinin bulunmadığı, işe yeni başlayan alt işveren işçileri ile yapılan görüşmelerde, işçilerin iş başvurularına ilişkin formlarını fabrika güvenliğinden aldığını, iş görüşmelerini davacı Şirket insan kaynakları ile gerçekleştirdiklerini, emir ve talimatları davacı Şirket amirlerinden aldıklarını, dava dışı Şirketin insan kaynaklarından haberdar olmadıklarını beyan ettikleri, yine işveren bünyesinde çalışırken alt işveren bünyesine geçen işçilerin emir ve talimatları hâlen eski amirlerinden aldıklarını beyan ettikleri, alt işverene geçirildikleri konusunda bilgilerinin olmadığı, 2022 yılı Ocak ayında alınan kararın üzerinden yaklaşık 5 ay geçtikten sonra 2022 yılı Haziran ayında alt işverenlik sözleşmesinin imzalanarak uygulamaya geçildiği, 2022 yılı Temmuz ayı itibarıyla işçi çalıştırmaya başlanmasına rağmen, işyerinde alt işverenin kendisine verilen işlere ilişkin olarak alt işverenliğe özgü yapılanma ve organizasyon kurulmadığı, alt işverene verilen işlerin hâlen asıl işverenin yapılanması ve organizasyonu ile sürdürüldüğü, teftiş raporunda belirtilen tespitlerin yerinde olduğu, uygulamaya asıl işveren alt işveren ilişkisi çerçevesinde ayrı bir iş organizasyonu oluşturma amacından ziyade, asıl işverene işçi temini düşüncesi ile başvurulduğu ve kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin işçi temini maksadı ile yapıldığı, asıl iş veren alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu, İlk Derece Mahkemesinin sonuç itibarıyla kararının dosya kapsamına uygun ve isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı işverenlikçe alt işveren ilişkisinin kurulmasına ilişkin kararın sendikal örgütlenme faaliyetlerinden çok daha önce alındığını, tanık anlatımları dikkate alındığında müvekkili Şirket nezdinde alt işveren ... Şirketine verilen işlerin yardımcı nitelikte işler olduğunu, uzmanlık gerektirmediğini, dosyada alt işverenliğin işçi temin etmek amacıyla kurulduğuna ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığını,
2. Müvekkili Şirketçe, ... ile aralarında imzalanan 26.06.2022 tarihli sözleşmeye istinaden çalışmalarının karşılığı olarak fatura kesilerek her ay ödeme yapıldığını, bu hususun dosyaya ibraz edilen ödeme dekontları ve faturalarla sabit olduğunu,
3. ... Şirketinin müvekkili Şirkette gerçekleştirmiş olduğu işlere istinaden ayrı bir sicil numarasının bulunduğunu, bu hususun Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile de sabit olduğunu,
4. Yönetim kurulu kararının geçerli olması için noter onayı gerekmediğini,
5. Teftiş raporunda yer alan çelişkilerin değerlendirilmediğini,
6. Bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, müvekkili Şirket ile ... arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinde muvazaanın bulunmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 31.10.2022 tarihli ve ... sayılı teftiş raporunun iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.