Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7994 K.2025/8039

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/7994 📋 K. 2025/8039 📅 16.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/7994 E.  ,  2025/8039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04.09.2025
SAYISI : 2025/2088 E., 2025/1237 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Elazığ 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/30 E., 2025/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Tüm ... (...Sendikası) vekili dava dilekçesinde; başvuru üzerine davalı Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucu 30.01.2025 tarihli ve 32798 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025/24 Karar No.lu işkolu tespitinde; ... Belediyesi Personel Şirketinin (... Belediyesi Şirketi) ... sicil No.lu işyerinde yapılan işin özel güvenlik hizmeti olduğu, işyerinde yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 19 sıra No.lu savunma ve güvenlik işkolunda yer aldığının tespit edildiğini, dava konusu tespitin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na, (6356 sayılı Kanun) 5393 sayılı Belediye Kanunu'na, (5393 sayılı Kanun) İşkolları Yönetmeliği'ne ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, ... Belediyesi Şirketinin belediye hizmetlerini yürütmek üzere kurulduğunu, yönetim ve denetim yetkisinin dava dışı Belediyeye ait olduğunu, işyerinde yürütülen faaliyetlerin belediyelerin görev ve sorumlulukları altında olan belediye hizmetleri olduğunu, işyerinde yürütülen asıl ve yardımcı işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 20 sıra No.lu genel işler işkoluna girdiğini ileri sürerek davalı Bakanlığın işkolu tespiti kararının iptali ile işkolu tespiti konusu işyerinde yürütülen işlerin genel işler işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; iş müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen işkolu inceleme raporunda; davalı ... Belediyesi Şirketine ait ... sicil No.lu işyerinde yapılan işin özel güvenlik hizmeti olduğu ve İşkolları Yönetmeliği'nin 19 sıra No.lu savunma ve güvenlik işkolunda yer aldığı kanaatine varıldığını, işyerinde çalışan işçilerin ... Belediyesine ait özel güvenlik faaliyetini yürüttüklerini, inceleme raporunda yapılmış olan tespitin hukuka ve fiîli duruma uygun olduğunu, Bakanlık tarafından tanzim edilen işkolu tespitinin her yönüyle hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak düzenlendiğini belirterek ve dilekçelerinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tespit konusu işyerinin ait olduğu işveren Şirketin 5393 sayılı Kanun’un 70. maddesi kapsamında belediye şirketi olduğu, İşkolları Yönetmeliği'nde belediye hizmetlerinin genel işler işkolunda sayıldığı, işveren Şirketin yürüttüğü faaliyetin asıl işe yardımcı iş niteliğinde olduğu, belediye şirketince belediyelerin görev ve yetkileri kapsamında yer alan faaliyetlerin yürütülmesi durumunda gerek doğrudan Belediyeye ait işyerleri gerekse Belediye şirketlerine ait işyerlerinin genel işler işkolunda yer aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; iptaline karar verilen işkolu tespit kararının mevzuat hükümlerine ve bahse konu işyerinde yürütülen işlerin niteliğine uygun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir.
İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre ise işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip bu tespite karşı ilgililer, on beş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliği'nin "İşyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi" başlıklı 4. maddesinin dava tarihinde yürürlükte olan metni şöyledir:
"(1) İşveren, işveren sendikası veya işçi sendikasının başvurusu üzerine, bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti yapılır.
(2) Bir işyerinin girdiği işkolu, ilgililerin başvurusu üzerine, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlığın tespit ile ilgili kararı Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir.
(3) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.
(4) 10/11/1983 tarihli ve 83/7376 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan mülga İşkolları Tüzüğüne göre belirlenmiş olan işyerlerinin işkolu yeni bir işkolu tespiti yapılıncaya kadar, en son yetki belgesi alan sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan sayılır."
İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde; işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında işyerine bağlı yerler ile eklentiler ve araçların bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması hâlinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda amaçta birlik, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile yönetimde birlik, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (Fevzi Şahlanan, Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2020, s.50; Aziz Can Tuncay, Burcu Savaş Kutsal, Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2019, s.50).
Somut uyuşmazlıkta davalı Bakanlık tarafından; 30.01.2025 tarihli ve 32798 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025/24 sayılı işkolu tespit kararı ile, ... Belediyesi Şirketi işverenliğine ait .... sicil No.lu işyerinde yapılan işin özel güvenlik hizmeti olduğu, bu nedenle yürütülen faaliyetlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 19 sıra No.lu savunma ve güvenlik işkolunda yer aldığı belirlenmiştir.
Dairemiz içtihadına göre belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında yer alan faaliyetlerin yürütülmesi ve yapılan işin niteliğine ilişkin ayrıksı bir düzenleme bulunmaması durumunda, gerek doğrudan belediyeye ait işyerleri gerekse belediye şirketlerine ait işyerlerinin kural olarak genel işler işkolunda yer aldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.10.2022 tarihli ve 2022/12975 Esas, 2022/12276 Karar sayılı kararı).
Bununla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 12.05.2023 tarihli ve 32188 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşkolları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile İşkolları Yönetmeliği'ne ekli cetvelin 20 No.lu genel işler işkolu tablosunda değişiklik yapıldığı, söz konusu değişiklikle genel işler işkolu tablosunun birinci satırında yer alan “Belediye hizmetleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “belediyelerin şirketleri, bağlı kuruluşları, müessese ve işletmeleri ile bunların birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirketlerin diğer işkollarında faaliyet gösteren işyerleri hariç” ibaresi eklenmiştir.
Belirtmek gerekir ki 12.05.2023 tarihli değişiklik öncesi Dairemizce, belediye Şirketlerince yürütülen özel güvenlik faaliyetlerinin belediye hizmetlerine yardımcı nitelikte olduğu, bu kapsamda yürütülen özel güvenlik faaliyetlerinin asıl işe yardımcı iş niteliğini taşıdığı ve asıl işin girdiği işkolunda yer aldığı kabul edilmiş ise de söz konusu Yönetmelik değişikliği sonrası konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde, dosya kapsamında mevcut deliller ve iş müfettişi raporundaki tespitlere göre, dava konusu işyerlerinde sadece özel güvenlik görevlisi işçilerin çalıştığı, bu işçilerin dava dışı Belediye ile Belediye bağlı kuruluşuna ait bina ve tesislerin güvenlik hizmetlerini yerine getirdikleri, yapılan işin belediyelerin görev, sorumluluk ve imtiyazları kapsamında yer almadığı, ayrı işyeri sicil numarası ile faaliyet yürütülen işyerlerinde yapılan işin İşkolları Yönetmeliği'ne ekli cetvelde "özel güvenlik faaliyetleri" açıklaması ile 19 sıra No.lu savunma ve güvenlik işkolu başlığı altında yer aldığı, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre Bakanlık işkolu tespit kararı isabetli olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Buna göre 6356 sayılı Kanun'un 5/1 hükmü uyarınca hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
1. Davanın REDDİNE,
2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 480,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi'ne göre 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmesine,
5. Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili taraf iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.