Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3244 K.2023/3723
1. Hukuk Dairesi 2023/3244 E. , 2023/3723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 23.07.2012
KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında Yargıtay 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... ... beldesi 178 ada 2 parsel numaralı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında köy tüzel kişiliği adına tespit gördüğünü, bu taşınmazda zeytin yağı imalathanesinin olduğunu halk arasında "mahsere yeri" olarak bilindiğini, taşınmazın 1930 yılından beri babası tarafından tasarruf edildiğini, köylerinin kasaba olması nedeniyle toz olmasın diye kullanılmadığını, kadastro tespiti sırasında köy "harman yeri" olarak yazıldığını, taşınmazın daha önce genişletilip tesis yapmak üzere köy ihtiyar heyeti tarafından satışı yapılarak kendilerine verildiğini, babasının maliye sınai gelir vergisi vesilesiyle gayrimenkullerinin özel idareye ve tapuya tescil edildiğini, bu taşınmazın kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bu taşınmazla alakalı ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/366 Esas 1998/851 Karar sayılı dosya ile dava açılıp davanın reddine karar verildiğini kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesin hüküm oluştuğunu, yirmi yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olunan yerlerden olup zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2004 tarihli ve 2003/916 Esas, 2004/520 Karar sayılı kararıyla kesin hüküm ve köy tüzel kişiliği adına tescili yapılıp kadastro çalışmalarının kesinleştiği tarihten itibaren TMK.nın 713 maddesinde aranan zilyetlik şartlarının oluşmadığı, keza köy orta malının zilyetlikle dahi kazanımının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01.04.2005 tarihli ve 2005/4742 E., 2005/2521 K. sayılı kararı ile; ''Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı gibi yapılan değerlendirmenin de dosya kapsamına uygun düşmediği, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yanında tapu kaydına dayandığı, bu nedenle önceki redle sonuçlanan ve sadece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan davanın kesin hüküm oluşturmayacağı; Mahkemenin zilyetlik nedeniyle davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, dayanak tapu kaydı nedeniyle usulen araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması'' gerekçeleri ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
3.... Asliye Hukuk Mahkemesi 15.06.2005 tarihli ve 2005/212 Esas, 2005/270 Karar sayılı kararıyla önceki tarihli kararında direnerek davanın reddine karar vermiştir.
B-Hukuk Genel Kurul Kararı
1. Mahkemenin direnme kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2005 tarihli ve 2005/16-611 Esas 2005/641 Karar sayılı kararıyla "Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle bozulmuştur.
3.... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2007 tarihli ve 2006/7 Esas, 2007/344 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 06.12.2007 tarihli ve 2007/5210 E., 2007/4949 K. sayılı kararı ile; "Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararında işaret edildiği şekilde usulen araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadan hüküm kurulmuş olduğu belirtilerek, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının ihdasından itibaren varsa haritası ve tüm tedavülleriyle getirtilip mahallinde yerel ve uzman bilirkişler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yöntemince keşif yapılarak, dayanak kaydın kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçeleri ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
3.... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.06.2010 tarihli ve 2008/92 Esas, 2010/284 Karar sayılı kararıyla çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı 1952 tarih 16 no.lu tapu kaydı kapsamında kaldığı , bu yerin davacının babası ... ya intikal edip oradan da mirasçılar arasında yapılan taksim gereği davacıya intikal eden yer olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 178 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydını iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
C.Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı ... ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2012 tarihli ve 2010/6461 E., 2012/1862 K. sayılı kararı ile; "bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediği açıklanarak; çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması, keşif sırasında davacı dayanağı tapu kaydının sınırlarının tek tek okunarak yerel bilirkişilere sorulması, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp dayanak kaydın kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, davacının dayandığı tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup miktarı ile geçerli olduğu ve davacının keşif sırasında gösterdiği sınırlar itibariyle talebini fen bilirkişi raporuyla tespit edilen 730 metrekare ile sınırlandırdığı hususunun da göz önünde bulundurulması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi”" gerekçeleri ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
3.... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2012/716 Esas, 2015/29 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanımı mümkün olan yerlerden olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlere tecavüzün söz konusu olmadığı, komşu parsel tutanaklarının senetsizden tutulduğu , dava konusu taşınmaza ilişkin bilgi içermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 178 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
D.Dördüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Karar; Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarihli ve 2015/7915 E., 2017/6489 K. sayılı kararı ile; " sadece davacının dayandığı tapu kaydının yöntemince uygulanarak sonuca gidilmesi gerektiği açıklanmış olmasına rağmen Mahkemece temyize konu kararda davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabul kararı verilerek hatalı değerlendirme yapıldığı ,öte yandan 23.02.2012 tarihli üçüncü ve son bozma kararının gerekleri de yerine getirilmediği açıklanarak çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve uzman bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılması, davacının dayandığı tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup miktarı ile geçerli olduğu ve davacının keşif sırasında gösterdiği sınırlar itibariyle talebini fen bilirkişi raporuyla tespit edilen 730 metrekare ile sınırlandırdığı hususunun göz önünde bulundurulması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçeleri ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2018/105 Esas, 2021/65 Karar sayılı kararıyla ile bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, Mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, tapu kaydı hudutlarının yanlış uygulandığını, sunmuş olduğu tapu kaydının nazara alınmadığını, dava konusu yeri dedesinin 50 sene kullandıktan sonra ölümü ile çocukları arasında yapılan rızai anlaşma ile babasına verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun;
20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;
Tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;
A) Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise,harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.
B) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.
C) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır.
D) Hazinece, özel kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla birlikte satış, tefviz, tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise, miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tespit edilir.
Bu maddede yazılı taşınmaz mallarda meydana gelen fazlalıklar hakında şartlar uygun bulunduğu takdirde, 14 üncü ve 17 nci madde hükümleri uygulanır.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 178 ada 2 parsel numaralı 15.522,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... köyü tüzel kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir.Bilahare 29.05.2002 tarihinde tashihen devir suretiyle ... Belediye Başkanlığı adına kaydedilmiştir.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, hükmüne uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 438. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 120,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.