Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5707 K.2025/7289

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5707 📋 K. 2025/7289 📅 02.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/5707 E.  ,  2025/7289 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/269 E., 2025/1034 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/85 E., 2024/406 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğini, işe iade davası açtıklarını, işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, işverene iş başvurusunda bulunduklarını, işveren tarafından işçinin işe davet edilmediğini, boşta geçen süre ve sendikal tazminat ödemelerinin yapıldığını, feshe bağlı işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili Şirkette çalıştığı süre içerisinde tüm yıllık ücretli izinlerini kullanan davacının yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe iade istemli davanın yargılanması sonucunda feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen Mahkeme kararı uyarınca davacının yasal süresi içinde ihtarname ile işe iade isteminde bulunduğu, davalı işveren tarafından davacının işe başlatılmadığı, buna göre Mahkemece, dört aylık boşta geçen süresinin de eklenmesi ile davacının kıdeminin tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulünün yerinde olduğu, davacının, kesinleşen işe iade kararı ile yasal süre içinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmadığı tarihin 25.01.2024 tarihi olarak kabul edildiği, bu kapsamda davalı tarafça emsal işçilerin bildirildiği, yerleşik içtihatlar uyarınca davacının işe başlatmama tarihindeki ücreti tespit edilerek hesaplama yapılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının yıllık izin ücreti alacağına ilişkin kabulün yerinde olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir .
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işe iade kararı sonrası usulüne uygun şekilde işe başlama talebinde bulunmamasından dolayı feshin geçerli hâle geldiğini,
2. Feshin, işe başlatılmama tarihinden itibaren gerçekleştiği göz önüne alınarak işe başlatmama tarihindeki emsal ücretler doğrultusunda kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretine hükmedilmesine ilişkin Yargıtay kararlarının hatalı olduğunu,
3. İlk Derece Mahkemesinin işçilik alacaklarının faizleri yönünden hatalı hüküm kurduğunu,
4. Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanırken davacının ücretine sosyal hakların eklenmemesi gerektiğini,
5. Davacının davasını kısmi dava olarak açtığını, hükümde dava ıslah ayrımı yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığı iddiasının ispatı, işe başlatılmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin tespiti ile buna göre talep edilen alacakların hesaplanması ve faiz konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.