Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2322 K.2025/7194

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2322 📋 K. 2025/7194 📅 01.10.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2322 E.  ,  2025/7194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/754 E., 2024/2768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 38. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/661 E., 2024/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların ...'da bulunan şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işçilik alacakları ödenmeden feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Eski ünvanı: ...) Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davada Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının ... hizmet sözleşmesi ile yurt dışında belirli süreli olarak istihdam edildiğini, işçilik alacaklarının ... Federasyonu kanunlarına tabî olduğunu, proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş sözleşmesinin proje sona ermesi ile kendiliğinden sona erdiğini, kıdem tazminatının söz konusu olamayacağını, ayrıca kıdem tazminatının Amerikan doları olarak da istenilemeyeceğîni, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen ücretin fahiş olduğunu, davacıya ödenmemiş bir hak ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının Şirketin işçisi olmayıp Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, son ücretinin bilinmediğini ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığının anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümlerine göre ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Şirketin işçisi olmadığını, dolayısıyla Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının son ücretinin bilinmediğini, ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığı anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümlerine göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı işverence, davacının iş sözleşmesinin projenin bitimi nedeniyle son bulduğu iddia edilmiş ise de davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, proje bitiminin haklı ve geçerli bir sebep olmadığı, feshin geçerli veya haklı nedenle yapıldığına dair herhangi bir delil de sunulmadığından işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ise hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğundan İlk Derece Mahkemesince ... hukukuna tâbi çalışma dönemine ilişkin alacak talepleri yönünden zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. ... hukukuna göre dava konusu hak ve alacakların talep edilebilir nitelikte olduğunu, buradaki düzenlemenin hatalı yorumlandığını,
2. Davalının ... hukukunun uygulanmasına yönelik savunması ve itirazının bulunmadığını,
3. Davalı cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürdüğünü, usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini,
4. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı ya da hak düşürücü süre kavramının bulunmadığını,
5. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
6. Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu,
7. ... nezdinde imzalanan matbu sözleşme ile taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanması gereken ülke hukukunun tespiti ile talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.