Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6167 K.2025/6652

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6167 📋 K. 2025/6652 📅 22.09.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/6167 E.  ,  2025/6652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/18 E., 2025/275 K.
DAVA TARİHİ : 25.02.2022
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde hizmet alımı sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, kadroya geçiş sırasında davacı ile davalı arasında yapılan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlediğini; ancak davalı tarafça söz konusu yüzdelik kısmın uygulanmayıp ücretlerin eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11.07.2024 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçirilirken imzalanan iş sözleşmesinde ücret miktarının asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirtildiği, buna göre davacının dava konusu dönem itibarıyla temel ücretinin brüt asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olduğu, davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca her dönem için %4 oranında ücret zammı uygulanarak hesaplanan miktar nazara alındığında; davacının kadroya geçtikten sonraki ücretinin taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine uygun olarak ödenmediği, hesaplanan miktardan ödenen miktarın mahsubu ile belirlenen davacının ödenmemiş fark alacaklarının bulunduğu, faiz türü ve başlangıç tarihlerinin talebe, kanuna ve güncel içtihatlara göre doğru tespit edildiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, fark alacaklar hesaplanırken dosya içerisindeki CD içinde dosyaya sunulan ücret bordrolarında davacıya aylar itibarıyla "TİS fark bordrosu" adı altında yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı, ücret bordrolarında yer alan "TİS fark bordrosu" adı altında yapılan ödemelerin değerlendirilmesi sureti ile oluşacak sonuca göre dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda fark ücret alacağı yönünden işveren tarafından fazla ödeme yapılmış olduğu belirlendiğinden, yapılan fazla ödemenin mahsubu sonrası belirlenen fark ücret alacağı hesabının yerinde olduğu, diğer alacak kalemleri yönünden fazla yapılan ödeme bulunmadığı, eksik ödeme yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 zam uygulanmadığını, davacının 2018 yılı ücreti korunarak %4 oranında zam yapıldığını, bu durumda ücret düşmesinin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya fark bordoları ile yapılan ödemelerin dikkate alınıp alınmadığı noktasındadır.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizce, dosyaya sunulan ücret bordrolarında davacıya aylar itibarıyla "TİS fark bordrosu" adı altında yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra alınan bilirkişi ek raporunda yer alan fark ücret alacağı yönünden işveren tarafından fazla ödeme yapılmış olduğu, diğer alacak kalemleri yönünden fazla yapılan ödeme bulunmadığı, eksik ödeme yapıldığı yönündeki tespitler hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki davacıya 2021 yılında ücret alacağı için toplamda 6.569,80 TL ödeme yapıldığı ve buna ilişkin fark ücret bordroları düzenlediği, ikramiye alacağı için 952,50 TL ödeme yapıldığı ve fark ücret bordrosu düzenlendiği, ilave tediye alacağı için 562,90 TL ödeme yapıldığı ve fark ücret bordrosu düzenlediği anlaşılmaktadır. Davacıya fark bordroları ile söz konusu alacaklar için sonradan ödeme yapıldığı hâlde ikramiye ve ilave tediye alacağının nasıl eksik ödendiği, bu sonuca nasıl varıldığı, fark ücret alacağı yönünden neden sadece 812,474 TL fazla ödeme olduğunun tespit edildiği hususları alınan bilirkişi raporundan denetlenememektedir. Alınan bilirkişi raporu bozma kararının kapsamına uygun hazırlanmadığı gibi aynı bilirkişinin kök raporu da işbu dosyaya özgü olmayıp başka bir işçinin dosyası için hazırlanmış ve raporda da seri dosyalarda bordrosu bulunmayan davacı bulunması hâlinde tarafından hazırlanan benzer dosyaların emsal alınarak varsayımsal hesaplama yapılacağı belirtilmiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacıya dava konusu alacaklar için talep edilen dönem için ne kadar ödeme yapılması gerektiği tespit edildikten sonra yapılan ödemeler ile fark ödemelerinin mahsubundan ibarettir. Denetime elverişsiz raporun hükme esas alınarak yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.