Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4414 K.2025/5750
9. Hukuk Dairesi 2025/4414 E. , 2025/5750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4051 E., 2025/579 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/441 E., 2024/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.07.2018-30.05.2019 tarihleri için hentbolcu olarak belirli süreli iş sözleşmesi yaptığını, iş sözleşmesini 11.12.2018 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, aylık ücretinin 2.200,00 Euro olduğunu, ödenmemiş ücret alacakları olduğunu ve haklı fesih sebebiyle yoksun kaldığı gelir bulunduğunu, bir de uçak bileti alacakları olduğunu ileri sürerek ücret, kazanç kaybı, uçak bileti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin Sporcu Tescil Lisans ve Transfer Talimatı'nın 33. ve 34. maddesi gereğince 15 günlük mehil süresi verilmeden feshedilmesi nedeniyle davacının tazminat talep edemeyeceğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Kulübü vekili cevap dilekçesinde; Sporcu Tescil Lisans ve Transfer Talimatı'nın 28. maddesine göre davacı sporcunun, ödeme için davalı kulübe 30 günlük mehil vermesi ve buna rağmen ödeme yapılmaması hâlinde sözleşmeyi haklı olarak fesih hakkı verdiğini, davacı sporcu bu sürelere riayet etmeden sözleşmeyi fesih yoluna gittiğinden sözleşme feshinin haksız olduğunu, fesih dolayısıyla mahrum kalınan kazanç kaybı alacağının bulunmadığını, uçak bedeline ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2019/19 Esas 2022/162 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/2342 Esas, 2023/2509 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a(3) hükmü uyarınca kaldırılarak gönderilmesi üzerine Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda iş mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından görevli yargı yerinin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın Mahkemeye gönderildiği, Mahkemece esasa kayıt yapıldığı ve anlaşmama şeklindeki arabuluculuk son tutanağın sunulması için davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafından bu ihtar üzerine arabuluculuk aşamasına 25.01.2024 tarihinde gidildiği ve 30.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağın sunulduğunun görüldüğü, görevli iş mahkemesi esasında dava devam ederken verilen süre üzerine arabulucuya başvurulduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince 25.01.2024 tarihli duruşmada "arabuluculuk son tutanağı ve arabulucuk son toplantı tutanağının aslının ya da onaylı suretini sunmak üzere 1 haftalık” süre verildiğini, 1 haftalık süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının Mahkemeye sunulduğunu, buna rağmen davanın reddedilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine İş Mahkemesi sıfatıyla dosyanın yeniden esasa kaydedilmesinden sonra arabulucuya başvurularak süreç sonunda anlaşamama son tutanağının düzenlenmiş olması durumunda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartının sağlandığının kabul edilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.