Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5304 K.2025/5746

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5304 📋 K. 2025/5746 📅 03.07.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/5304 E.  ,  2025/5746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/428 E., 2025/435 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/406 E., 2025/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakanlık tarafından işçi sayısının hatalı belirlendiğini, sendika üye sayısının gerçeği yansıtmadığını, tespitin hatalı olduğunu, %50 kriterinin dikkate alınması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 14.11.2024 tarihli ve 428705 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çalışan ve sendika üyesi çalışan sayılarında hata olduğu iddiasının yanlış olduğunu, sendikaya üye olmak gibi bir niyetleri olmadığı halde üye yapıldıkları iddia edilen işçilerin üyelik kayıtlarının araştırılması talebine ilişkin olarak, sendika üyeliklerinin gerçekleşmesinin ardındaki irade bozukluğu hâllerinin yetki tespiti esnasında sorgulanması imkânı ve yetkisinin Bakanlık uhdesinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Sendika vekili cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 2. ve 79. maddeleri gereğince görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi olan Trabzon İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalıların yerleşim yerinin Ankara olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz davasında yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dairemizce ikinci olarak davacı temyizinin kötüniyetli olup olmadığı hususu ele alınmıştır. 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yetki tespiti ve toplu görüşme sürecine dair sürecin bir çoğunda kesin ve düzenleyici süreler öngörülmüştür. Kanun koyucunun amacının, toplu iş sözleşmesinin en kısa sürede imzalanması ve işçilerin toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılacak haklarına kavuşmaları olduğu gözetildiğinde kesin ve düzenleyici süreler aracılığı ile toplu iş sözleşmesinin ivedi şekilde imzalanmasının amaçlandığı ifade edilebilir. Ayrıca yetki tespitine itirazın somut deliller veya olgulara istinaden yapılması gerektiğine dair hükmün de aynı amacın gerçekleşmesi için düzenlendiği şüphesizdir.
Yine 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinde yetki tespitine itirazın, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durduracağının açıkça düzenlenmesi de yetki tespitine itirazın ivedi şekilde sonuçlandırılması gerektiğini gösteren açık düzenlemelerdendir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre belirtmek gerekir ki somut uyuşmazlıkta 6356 sayılı Kanun’un 79. ve 2. maddeleri gereğince kesin yetkili mahkemenin Trabzon İş Mahkemesi olduğu açıktır. Nitekim İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında da bu hususlar açıklanmıştır.
Hâl böyle olmakla birlikte ivedi şekilde sonuçlandırılması gereken yetki tespitine itiraz istemine ilişkin somut uyuşmazlıkta, açık bir şekilde İlk Derece Mahkemesinin yetkisiz olmasına karşın davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması kötüniyetlidir. Davacı vekili tarafından temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığının anlaşılmasına göre, davacının 5.000,00 TL disiplin para cezasına mahkum edilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
2. 6100 sayılı Kanun'un 368. maddesi yollaması ile 329/2 hükmü gereğince davacının 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının infazının İlk Derece Mahkemesince sağlanmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.