Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/7844 K.2023/3461
1. Hukuk Dairesi 2021/7844 E. , 2023/3461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ile dahili davalı TOKİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dahili davalı TOKİ vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılması ve yeniden hüküm tesisine, hükmün ferileri yönünden düzeltilmesi suretiyle davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastro sırasında ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen 183 ada 314 parsel ile, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilip hükmen tapuya tescil edilen 194 ada 131 parselin çekişmeli bölümleri hakkında tapu iptali ve davacı adına tescil istemiyle dava açmıştır.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, somut olayda kanunda kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap için aranan nizasız, fasılasız ve ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının davacı yararına oluşmadığı, dava açılmasına binaen idare tarafından görevlendirilen memurlar tarafından hazırlanan tahkikat tutanağından açıkça anlaşılacağı üzere çekişmeli taşınmazların daha önceden kullanılmadığı, bilakis dava tarihinden bir kaç ay önce taşınmaz üzerinde zilyetliğin başladığı, ayrıca zeminde zilyetliğe delalet bir muhdesat bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2012/364 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararıyla çekişmeli 183 ada 314 parsel sayılı taşınmazın iddiaya konu bölümleri üzerine davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, öte yandan davacı vekilinin duruşma sırasında davaya konu edilen 194 ada 131 parsel yönünden herhangi bir talepleri olmadığı yönünde beyanda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 183 ada 314 parsel sayılı taşınmazdaki fen bilirkişisinin asıl ve ek raporunda ve krokisinde belirtilen (A) harfi ile gösterilen 4488,70 metrekare kısmın ve (B) harfi ile gösterilen 1765,18 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Kaldırma Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/1477 Esas, 2020/483 Karar sayılı ilamı ile; ‘’Dava konusu 194 ada 131 sayılı parsel hakkında davacının feragat beyanının bulunmadığı, bu taşınmazın davanın konusu olduğu ve taşınmaza ilişkin talep yönünden esastan karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan 194 ada 131 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "Arsa Genel Müdürlüğü'nün yazısına istinaden 1164 sayılı Kanunu'nun 10.maddesi gereğince T.C. Başbakanlık ... lehine şufa hakkı" şerhi konulduğundan verilecek nihai kararla hukuki durumu etkilenecek olan şerh sahibi ...'na dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek husumetin yaygınlaştırılması suretiyle taraf teşkilinin tamamlanması gerektiğine’’ gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına çekişmeli taşınmazların iddiaya konu bölümleri üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile,
Davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 183 ada 314 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin asıl ve ek raporunda ve krokisinde belirtilen (A) harfi ile gösterilen 4.488,70 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 1.765,18 metrekare kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numaraları ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 194 ada 131 parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.028,71 metrekare kısmının davalı Hazine'ye ait olan tapu kaydının iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
Ç. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili ile dahili davalı TOKİ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
D. İstinaf Nedenleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, davacının iktisaba yeterli zilyetliğinin bulunmadığını, usul ve yasaya aykırı, eksik incelemeye dayalı verilen kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tapu kaydındaki şerhin davada taraf olmalarını gerektirecek nitelikte olmayıp davada ihbar olunan sıfatının yeterli olduğunu, şufa hakkının tapudan terkin edilebileceğinden davaya dahil edilmelerine gerek bulunmadığını, yerel mahkeme kararının; istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine veya ihbar olunan sıfatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden aleyhlerinde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
E. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/677 E., 2021/749 K. sayılı kararıyla;
Mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık beyanları, tespit tarihinden geriye 15-20-25 yıl öncesine ait dosyasına getirtilen 1955, 1975, 1992 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde Jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından stereoskopik inceleme sonunda düzenlenen rapor, ziraat ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; fen bilirkişi rapor ve krokisinde 183 ada 314 parsel sayılı (A) harfi ile gösterilen 4.488,70 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 1.765,18 metrekare, 194 ada 131 nolu parselin ise (A) harfi ile gösterilen 3.028,71 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin tarım arazisi vasfında olduğu, bu taşınmazların davacının babası ... ... ait iken ölümü ile davacıya intikal ettiği, kadastro tespitinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliğin bulunduğu, böylece davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği; öte yandan dahili davalı şerh sahibi ... verilecek karar sonucunda hukuki durumu etkileneceğinden davaya dahil ettirilmiş ise de, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sadece tapu maliki davalı Hazine'nin sorumlu olması gerekirken, tapu maliki olmayan dahili davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle;
A-Davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine,
B-Dahili davalı ... vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/01/2021 tarihli ve 2020/345-2021/44 E-K sayılı kararının HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
Davanın kabulü ile,
Davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 183 ada 314 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin asıl ve ek raporunda ve krokisinde belirtilen (A) harfi ile gösterilen 4.488,70 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 1.765,18 metrekare kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile aynı ada son parsel numaraları ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 194 ada 131 parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.028,71 metrekare kısmının davalı Hazineye ait olan tapu kaydının iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yalnızca davalı Hazineye teşmiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davacı tarafın taşınmaz üzerinde nizasız ve fasılasız, iktisaba yeterli zilyetliğinin bulunmadığı, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacının delil olarak herhangi bir belge ve kayda dayanmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının soyut içerikli olup uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin ilk fıkrasında; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinin ilk fıkrasında; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ili, ... ilçesi, .../... Mahalle çalışma alanında bulunan 183 ada 314 parsel sayılı, 1.037.142,71 metrekare ve 194 ada 131 parsel sayılı 338.230,96 metrakere yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ve ileride tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, tutanakları 3402 sayılı Kadastro Kanun'nun 11. maddesi gereğince 29.04.2002-29.05.2002 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır. 183 ada 314 sayılı parsele süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle kadastro tespiti 30.05.2002 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir. 194 ada 131 sayılı parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı ise askı ilan süresi içerisinde dava dışı şahıslar tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... Kadastro Mahkemesi'nin 05.03.2003 tarihli ve 2002/43-2003/12 E-K sayılı kararı ile teknik bilirkişi raporu ve krokisinde yerleri gösterilen bölümleri üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle bu bölümlerin davacı şahıslar adına tapuya tesciline dair verilen kararın kesinleşmesi sonucunda 194 ada 131 sayılı parsel hükmen ifraz edilmiş, 194 ada 133, 194 ada 134, 194 ada 135, 194 ada 136 sayılı parsel numarası alan bölümler davacı şahıslar adına tapuya tescil edilmiş, taşınmazın kalan bölümü ise aynı parsel altında 318.656,71 metrekare yüzölçümü ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiş, ayrıca tapu kaydına TOKİ lehine şufa hakkı şerhi verilmiştir. Davacı 14.05.2012 tarihinde, irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
3. Toplanan delillerden; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davacının babası ... ... ait iken ölümü ile davacıya intikal ettiği, davacının taşınmazlar üzerinde kadastro tespitinden geriye 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu, davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Hal böyle olunca, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.