Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/378 K.2025/5554
9. Hukuk Dairesi 2025/378 E. , 2025/5554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2283 E., 2024/2350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/27 E., 2024/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'na bağlı ...............Hastanesinde yüklenici Şirket nezdinde sigortalı olarak 01.03.2014 tarihinden itibaren sürekli ve asli işlerde çalıştığını, son aldığı ücretin 3.200,00 TL olduğunu, davacının hastanede fiilen ameliyathanelerde, endoskopi ünitesi, intaniye servisi ve diğer bölümlerde dezenfeksiyon ve sterilizasyon personeli olarak çalıştığını, davacının ayrıca, ameliyathane odalarının kontrolü ve eksiklerinin tamamlanması, ameliyat olacak hastaların listesinin tutulması, hastaların ameliyata hazırlanması, ameliyat önlüğü giydirilmesi, ameliyathane yatağının hazırlanması, hastanın ameliyat masasına yatırılması, hastaya pozisyon verilmesi, ameliyatta kullanılacak malzemelerin hazırlanması, ameliyat için yapılması zorunlu bölgesel vücut temizliği yapılması, doktor ve hemşirelerin bone ve eldivenlerini giymesine yardımcı olunması, ameliyat sonrası hastanın masadan sedyeye taşınması, ameliyat malzemelerinin sterilize edilmesi ve taşınması, hastalardan alınan kan ve idrar örneklerinin gönderilmesi, vefat eden hastaların taşınması, sedyelerin taşınması, ped ve havluların hazırlanması, ameliyat sonunda hastanın batikon ile sterilize edilmesi ve alanın kapatılması, ameliyathanede kullanılan yeşil örtülerin katlanması ve sterilizasyona hazırlanıp steril edilmesi gibi işler yaptığını, davacının doktor ile hasta arasında köprü görevi gördüğünü, söz konusu işlerin asli ve sürekli işler olduğunu, davacının sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmet alım kapsamında ameliyathane teknisyeni/teknikeri gibi görev yaptığını, birebir hasta sağlığına hizmet ettiğini, davacının nezdinde çalıştığı dava dışı yüklenici Şirket ile Bakanlık arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunu, bu nedenle davacının Hastanede işe başladığı tarihten itibaren ............. Bakanlığının işçisi sayılması ve ilave tediye alacağı ödenmesi gerektiğini ileri sürerek ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalıştığı firmalar ile Bakanlık arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesi üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlığa bağlı hastane ile dava dışı ............ Hizmetleri Ticaret AŞ arasında “Sterilazasyon ve Dezenfeksiyon Hizmeti Alımına Ait Sözleşme” konulu hizmet alımları yapıldığı, hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğinde şartnamelere göre belirtilen işlerin doğrudan sağlık hizmetleri olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu işlerin yardımcı iş özelliği gösterdiği, davacı asılın beyanları, tanık anlatımları, yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre; davacının ihale kapsamında alt işverene devredilen dezenfekte ve sterilizasyon işlerinde çalışmadığı, ağırlıklı olarak ameliyathane teknikeri, hasta bakıcı ve yardımcı sağlık personeli olarak davalı Bakanlığın asıl işlerinde çalıştırıldığı, buna göre davalı ile dava dışı Şirket arasında kurulan ilişkinin davacı açısından muvazaalı olduğu, davacının bu dönemde 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında olan davalı Bakanlığın asıl işçisi sayılması gerektiği ve ilave tediye alacağına hak kazandığı, ancak davacının daha önce açtığı tarafları aynı olan Zonguldak 3. İş Mahkemesinin 2017/25 Esas sayılı dosyasının dava tarihinin 04.01.2017 olduğu, dosyada 3.000,00 TL ilave tediye alacağı talep edildiği, aynı zamanda muvazaa yönünden tespit talebi olduğu, davacının yargılama aşamasında feragat dilekçesi sunması nedeniyle davanın reddine karar verilip kararın kesinleştiği, buna göre davacının 04.01.2017 tarihinden önceki muvazaa iddiası ve muvazaadan kaynaklı ilave tediye alacağı yönünden kesin hüküm olduğu, ek raporda davacının ilave tediye alacağının kesinleşen davanın açılma tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine kadar ve davacının fiilî ücreti üzerinden hesaplandığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava tarihine göre zamanaşımı def'inin gözetildiği, denetime elverişli olan ek bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, sadece ihale kapsamında alt işverene devredilen dezenfeksiyon ve sterilizasyon işlerinde çalışmadığı, davacının ağırlıklı olarak ameliyathane içerisinde, ameliyathane teknikeri, hasta bakıcı ve yardımcı sağlık personeli olarak davalı Bakanlığın asıl işlerinde çalıştırıldığı, bu tespitler karşısında, hizmet alım sözleşmelerinde hizmet konusunun sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmet alım işi olarak belirtilmesine, sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmet alım işinin yardımcı iş niteliğinde olmasına ve hizmet alım yoluyla gördürülebilmesine karşın davacının bu yardımcı iş kapsamı dışında asıl iş niteliğinde başka işlerde çalıştırıldığı, buna göre davalı ile dava dışı Şirket arasında kurulan ilişkinin davacı açısından muvazaalı olduğu, davacının 6772 sayılı Kanun kapsamında olan davalı Bakanlığın işçisi olduğu, davacıya hak kazandığı ilave tediye ücretinin ödenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince bu yöne ilişkin olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının yaptığı işlerin kamu idarelerince hizmet satın alma yoluyla gördürülebilecek işler arasında bulunduğunu, davacının ilave tediye ücretine hak kazanamayacağını,
2. Davalı İdarenin sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmetleri alımı kapsamında ihaleyi kazanan yüklenici firmalarla hizmet alım sözleşmesi yaptığını, davacının nezdinde çalıştığı firmalar ile müvekkili İdare arasında hiyerarşik bağ olmadığını, İdarenin firma ve firmanın çalıştırdığı elemanlar üzerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında denetim ve kontrol yetkisi olduğunu, bu kontrol yetkisinin hizmet alımı sözleşmelerinde düzenlendiğini, buna göre hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan yüklenicinin çalışanlarının sözleşme gereğinin düzgün yerine getirilmesi amacıyla denetlenmesi ve alt işverenlerin sürekli değişmesine rağmen işçinin değişmemesinin hizmet alımı sözleşmesinin muvazaalı olduğu anlamına gelmeyeceğini,
3. Davacının hizmet alım sözleşmesi kapsamında yaptığı işin asıl iş (sağlık hizmeti) olmayıp asıl işin yürütülmesini sağlayan yardımcı iş niteliğinde olduğunu,
4. Davacının sözleşme ve eklerinde ayrıntılı olarak tanımlananın haricinde başka bir işte çalıştırılmadığını, teknik şartnamede yer alan "Sterilizasyon ve dezenfeksiyon hizmetleri personel görev ve sorumlulukları" başlıklı maddede davacının görev ve sorumluluklarının belirtildiğini, yine "Dezenfeksiyon işlemleri" başlığı altında ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası yapılacak işlerin belirtildiğini, davacının bu görevler dışında bir işte çalıştırılmadığını, davacının davasını kanıtlayamadığını,
5. Yargılama giderlerinde hata yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı Bakanlık ile dava dışı alt işveren şirket arasındaki ilişkinin davacı bakımından muvazaalı olup olmadığına, buna göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve yargılama giderlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.