Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5099 K.2025/5542

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5099 📋 K. 2025/5542 📅 30.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/5099 E.  ,  2025/5542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/486 E., 2025/719 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/397 E., 2024/175 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Bakanlığının (Bakanlık) 30.11.2023 tarihli ve 315671 sayılı yetki tespit yazısı ile diğer davalı Sendikanın müvekkili işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığı gerekçesiyle yetki verildiğini ancak 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) uyarınca davalı Sendikanın yeterli çoğunluğu bulunmadığını, "İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2023 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ" (2023 Ocak Ayı İstatistiği) ve "İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2023 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ"in (2023 Temmuz Ayı İstatistiği) gerçeği yansıtmadığını, davalı Sendikanın 2022 yılı Temmuz ayından 2023 yılı Ocak ayına kadar taşımacılık işkolunda çalışmayan işçileri kurulu bulunduğu işkolunda işkolu barajını aşmak maksadıyla taşımacılık işkolunda çalışıyormuş ve Sendika üyesiymiş gibi gibi göstererek kanuna karşı hile yaptığını, yetki başvurusundan on ay sonra olumlu yetki tespitinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, başvuru tarihinde müvekkili Şirkette 676 işçinin çalıştığına ve bu işçilerin 371'inin davalı Sendika üyesi olduğuna dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, aradan geçen uzun zaman içerisinde müvekkili işyerinde çalışan işçi sayısında da değişiklikler olduğunu, 2023 Ocak Ayı İstatistiği'ne karşı açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davalı Bakanlığın yetki tespit kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ............................ Taşımacılığı İşçileri Sendikası (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ve eklerinde müvekkili Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla çalışan işçi sayısıyla ilgili hiçbir somut delil sunmadığını, müvekkilinin başvuru tarihi itibarıyla üye sayısıyla ilgili bir itirazının olmadığını, davanın yetki sürecinin sürüncemede bırakılması amacıyla açıldığını, davacının dava konusu ile ilgili olmayan iddialarda bulunduğunu, davalı Bakanlığın davacı işverenlikle ilgili bir önceki yetki tespitine karşı açılan davaların sonuçlanmasını beklediğinden yetki başvurusuyla ilgili geç cevap verildiğini, olumlu yetkiye karşı açılan itiraz davalarıyla ilgili istatistik tespitine karşı açılan davanın bekletici mesele yapıldığına dair Yargıtay uygulaması bulunmadığını, müvekkili Sendikanın istatistik tebliğlerine karşı açtığı itiraz davalarının dava konusuyla ilgisi olmadığını, davacının bu konuda toplanmasını istediği delillerin davayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Bakanlık cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda bulunan işyerlerinde başvuru tarihi olan 26.01.2023 tarihi itibarıyla 676 işçinin çalıştığı ve 371'inin davalı Sendika üyesi bulunduğu anlaşıldığından Bakanlık tarafından 30.11.2023 tarihli ve 315671 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının verildiğini, Bakanlıkça usul ve hukuka uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2024 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin18.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 03.02.2025 tarihinde Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, kararın hangi sebep ya da sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediğinden bahisle usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan deliller sonrasında verilen kararın ve yazılan gerekçenin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının davayı ispat yükünü yerine getiremediği, 6356 sayılı Kanun'un 41. maddesinde belirtilen "Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir." düzenlemesi bağlamında yetki tespiti başvurusu tarihi itibarıyla davalı Sendikanın hem işyeri hem de işletme toplu iş sözleşmesi yapabilmek için öngörülen üye çoğunluğuna sahip olduğu, Bakanlık işleminin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf sebepleri değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yetki prosedür dosyasının şifreli olarak gönderilmesi nedeniyle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, SGK tarafından müzekkereye yanıt verilmeden ve Mahkemece tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, başvurudan on ay sonra olumlu yetki tespitinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, 2023 Ocak Ayı İstatistiği'ne itiraz davasının bekletici mesele yapılmamasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.