Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4701 K.2025/5474

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4701 📋 K. 2025/5474 📅 26.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/4701 E.  ,  2025/5474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/37 E., 2025/178 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ............... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde (............... Şirketi) sigortalı gösterilerek diğer davalı .....................ve Ticaret AŞ'ye (................. Şirketi) ait işyerinde 1998 yılından 16.10.2015 tarihine kadar çalıştığını, en son net ücretinin 2.000,00 TL olduğunu, asgari ücret kısmının bankadan kalan kısmının elden ödendiğini, asgari geçim indiriminin ödenmediğini, haftanın yedi günü 07.00-20.00 saatlari arasında çalıştığını, tüm resmî tatillerde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, ücretlerinin geç ödenmesi ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedenlerinden dolayı iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ................ Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 2009-2012 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığını, asgari ücret aldığını, davacının 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının davalı işyerinde yevmiyeli çalışan işçilerin çalışma sürelerini fazla gösterdiğini ve onların yevmiyelerini kendisinin aldığını, bu hususta davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, iş sözleşmesinin de 15.10.2015 tarihinde bu nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı................ AŞ. (.....................Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin liman sahasını 21.04.2008 tarihinde satın aldıklarını, davacının kendilerinin çalışanı olmadığını, fazla çalışma yapılmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2016/200 Esas, 2017/138 Karar sayılı kararıyla; davacının işinin sürekli işlerden olması nedeniyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesi gereğince davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının taleplerinden asıl işveren alt işveren ilişkisi nedeniyle davalıların birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli kararı ile davacının yaptığı işin niteliği, kıdemi ve iddiasını doğrulayan tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde aylık net 2.000,00 TL ücret ile çalıştığının kabulünün dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, davalı..................Şirketi vekili 21.04.2008 tarihli satın almadan önceki süreçten sorumlu olmadıklarını belirtmiş ise de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2019/4616 Esas, 2020/8767 Karar sayılı kararı ile; davalı ...Şirketi ile dava dışı Şirketler arasındaki bağın yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle kararın araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararı ile; davalı ve dava dışı Şirketler arasında muvazaalı bir ilişki olduğu kanaatine varıldığından davalıların dava konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilerek hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 04.07.2023 tarihli ve 2023/10816 Esas, 2023/10390 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılması gereken işin taraf tanıklarının yeniden dinlenerek davacının çalıştığı işyeri, yaptığı iş ve süresinin, bu dönemde işverenlerinin kim olduğu, aynı anda birden fazla işverene hizmet verip vermediği, emir ve talimatların kim/kimlerden alındığı gibi sorular sorulması ile davalılar ve dava dışı Şirketler arasındaki ilişki açıklığa kavuşturularak davalıların sorumluluğunun tayin ve tespit edilmesi olduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma gereklerinin eksik ve hatalı olarak yerine getirildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile; davalı ve dava dışı Şirketler arasında muvazaalı bir ilişki olduğu kanaatine varıldığından davalıların davanın sonuçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilerek hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 10.12.2024 tarihli kararı ile; davacının 16.06.2009-15.10.2015 tarihleri arasındaki çalışması bakımından davalı... Şirketinin sorumlu olduğunun kabulü ile hüküm kurulması gerekli iken davalı... Şirketinin davacının tüm çalışma döneminden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda alınan ek rapor uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ...Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, kayıtlardan iş sözleşmesinin işverence feshedildiğinin sabit olduğunu,
b. Mahkemenin davacı tarafın ihbar tazminatı talebini tamamen reddetmiş olmasına rağmen davalılar lehine sadece 1.000,00 TL vekâlet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iş sözleşmesinin kendi işvereni tarafından, davacının hizmet nedeniyle görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiğini,
b. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil yahut hafta tatili alacak kalemlerine hak kazanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların dava konusu alacaklardan sorumlulukları noktasındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz edenlerin sıfatına ve temyiz sebeplerine göre bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.