Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4545 K.2025/5495
9. Hukuk Dairesi 2025/4545 E. , 2025/5495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2396 E., 2025/650 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 26.05.2022
SAYISI : 2021/305 E., 2022/312 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Toplu İş Sözleşmesi Genelgesi yayımlanmak suretiyle 01.01.2018-31.10.2020 arası ücret zamları ile mali ve sosyal hakların belirlendiğini, 10.08.2020 tarihinde ise davalı ... Bakanlığının üyesi olduğu ... ve Kamu ... Sendikası (TÜHİS) ile ... ... Sendikası (...) arasında toplu iş sözleşmesi imzalanarak 01.01.2019 - 31.12.2020 tarihleri arasındaki ücret zamları ile mali ve sosyal hakların belirlendiğini ancak davalının 01.01.2019 tarihinden itibaren ne Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının toplu iş sözleşmesi hükümlerini ne de ... ile ... Sendikası arasındaki 10.08.2020 imza tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerini uyguladığını bu nedenle Eylül 2019 ile Ocak 2020 tarihleri arasındaki 5 aylık dönem bakımından ödenmeyen fark ücret ve ekleri alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, ayrıca talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, bu düzenlemenin her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayıcı olduğu gözetilmeksizin davacının ücretinin işveren tarafından eksik ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi kök ve ek raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret alacağı talebinin kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ek kararı ile kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Mahkemece hükmedilen alacak miktarının, Mahkemenin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığı görülmüş ise de davacının çalışmaya devam ettiği ve verilecek kararın geleceğe etkili mali sonuçlar doğurarak diğer aylardaki ücret alacağını da etkileyeceğinden Mahkemenin 26.05.2022 tarihli ek kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle ek karar kaldırılarak, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmek suretiyle; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinde sözleşme süresince davacı işçiye her ay brüt asgari ücretin belli oranda fazlası üzerinden günlük ödeme yapılacağı kararlaştırılarak artış oranının açıkça tespit edilmiş olduğu ve sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacının 01.01.2019 tarihinden itibaren anılan sözleşme hükmünün uygulanmamasından dolayı fark ücret alacağına hak kazandığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu bakımdan yerinde olmadığı, ancak davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu hâlde davacının yatırdığı harcın davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı bulunduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu,
2. Davacının çalıştığı süreyi, ücretini bilebilecek durumda olduğunu bu nedenle davanın kısmi alacak veya belirsiz alacak davası türünde açılamayacağını,
3. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) hükümlerine göre belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını,
4. İddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bunun üzerine %4 oranında zam yapıldığını ücretin düşürülmediğini,
5. Hüküm altına alınan alacağa işletilen faiz türünün de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti, davacının ... Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanabileceği, dava konusu fark ücret alacağının bulunup bulunmadığı ve dava konusu talepler bakımından somutlaştırma yükünün yerine getirilip getirilmediği ile faiz konularına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 375 sayılı KHK'nın ilgili hükmünün ve bu KHK gereğince 31.10.2020 tarihine kadar uygulanması öngörülen toplu iş sözleşmesinin amacı; gerek alt işverenin taraf olduğu ve 31.10.2020 tarihinden önce sona erecek olan toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olan gerekse alt işverenin taraf olduğu herhangi bir toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçileri belli bir süre için toplu iş sözleşmesi etkisinden mahrum bırakmamaktır. Bu nedenle 02.04.2018 tarihinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nden yararlanmaya başlayan yahut alt işveren nezdindeki toplu iş sözleşmesinin bitimini müteâkip kanun gereği kendiliğinden yararlanmaya başlayan işçilerin, aynı dönem içinde bir başka toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmeleri, 375 sayılı KHK gereği mümkün değildir. Bir toplu iş sözleşmesinin geriye etkili olarak yürürlüğe konulabilmesi kural olarak mümkün olsa da sonraki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geriye etkili olabileceği en erken süre önceki toplu iş sözleşmesinin bitim tarihidir. Sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler yönünden yapılacak değerlendirmede de bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Buna göre sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarih her hâlükarda 01.11.2020 tarihi olmalıdır.
3. Yukarıda yapılan açıklama ile davacının, 02.04.2018 tarihi itibarıyla 375 sayılı KHK'nın geçici 23 üncü maddesi kapsamında kamu bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğinin dosya kapsamından anlaşılması birlikte değerlendirildiğinde, sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı bakımından ... Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın en erken 01.11.2020 tarihinde mümkün olabileceği açıktır. Ancak davacının uyuşmazlığa konu talep dönemi 2019 Eylül ile 2020 Ocak ayları arasındaki dönemdir. Bu durumda söz konusu toplu iş sözleşmesinin uygulanma imkânının bulunmadığı gözden kaçırılarak hüküm kurulması isabetsizdir.
4. Somut olayda, dava dilekçesinde “2019 Eylül ile 2020 Ocak ayları arası beş aylık döneme ilişkin maaş ve ekleri üret alacağı farkı” şeklindeki ifade ile toplam bir tutar belirlenerek talepte bulunulmuştur. Davacı tarafın talep konusunu hangi alacak kalemlerinin oluşturduğunu ve uyuşmazlık konusu her bir alacak kalemi için ne miktar talep ettiğini belirtmemiş olması hatalıdır. Mahkemece bu konudaki eksiklik giderilmeden, tüm alacak talepleri yönünden tek toplam tutar üzerinden tahsil hükmü kurulması, davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı olduğu gibi, infazda da tereddüt yaratır mahiyettedir. Bu nedenle, davacıya davasını somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde dava dilekçesinin açıklattırılması, hangi alacak kaleminin ne tutarda dava konusu yapıldığının belirtilmesinin istenilmesi ve oluşacak sonuç dairesinde yukarıda açıklanan bozma gerekçesi de dikkate alınarak yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.